Entelektüel Tekamül

Entelektüel Tekamül
@Tunc_Adam
İnsan tekamül eden bir varlıktır.Kimse 20 sene öncesine göre yaşayamaz.İdeolojiler,inançlar enaniyete dönüşmüştür.Kitap okusada kişi derunundan öğrenir.Hakikati kimse tekeline alıp başkalarını ötekileştiremez.
Aç Ayı Oynamaz,Nasihat tesir etmez
Filozoflar gölgelerle uğraşırken,yaşayan ve hissedenler gerçeği bilir ve insanlığın zihni henüz filozofların zihni değil. Ahlaki dünyada fiziksel atomlar yok edilemez.Ve insana gösterdiği şey,bu olaylarda bilinçli deneyimin nihai unsurunu görmeyen, tüm felsefelerin sahtekarlığıdır. (Yazar işsiz kalan çocuklu bir erkek aile reisinin aç kaldığını hastalandığını ,sonunda kiradaki evinden tahliye emri gelince ailesi için hiçbir şey yapabilecek durumda olmayan kişinin intihar ettiği bir vakadan bahsediyor ve aç birine felsefeden bahsetmenin anlamsızlığını anlatıyor.Bu kişiye din ve ahlak konusunda bahsetmenin boş işler olduğunu ateist yazarlardan örnekler veriyor.)Hadis:Fakirlik nerdeyse küfür olacaktı.Aç insana din ve felsefe anlatılmaz,ekmek verilir.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Reklam
Halka yapılan Rehberlik,Mürşitlik aptallıktır.
Gerçektende neyin doğru olduğuna dair somut kanıtlara ulaşılmamıştır. Cilifford dindar bir hristiyan ailenin oğlu olarak büyüdü.Daha sonra ateist oldu ve dinin açık sözlü bir eleştirmeni oldu.Yazdığı inancın etiği adlı eserinde yeterli kanıt olmadan inanmanın ahlaksızlık olduğunu savundu.Bunun için eski bir gemi örneğini savunur.Gemi eskidir gemi sahibi gemiye bakım yaptırmadan(reform)denize yolcularıyla göndermiştir ve bir facia yaşanır.Fırtınada gemi batmış gemi batarken kimse kurtulamamış yolcuların hepside ölmüştür.Clifford burda sorumlu olarak gemi sahibini (Rehber)sorumlu tutar.Yeterli kanıt olmadan inanmayı ahlaksızlık olarak sayar. William James’e göre inanmak kişiseldir ve rasyoneldir.Kişisel bir Tanrı vardır.Zihin sadece kendi fikirlerini bilebilir.Tanrı inancı kişinin hayattaki durumunu iyileştiriyorsa o kişi için Tanrı fikri doğrudur.Zihin olguları tarafsız bir şekilde kaydeden bir alet değildir.Tanrıya İmanda belli bir ihtiyaca dayanır.Tanrı fikri sağlam duran bir ruh için ihtiyaçtır. (Piri Galibi:Allah varlığı ispat edilemediği gibi yok olduğuda ispat edilemez.Bugün kendine mürşit diye rehberlik yapan kimselerin kendileri ile beraber hareket eden toplulukları yapıyorum zannı ile bozduğu ve helak ettiği bir gerçektir.Vazife babadan oğula ve yakınlarına geçen tarikat düzenbazlıkları şeklinde olmaz.Maneviyattan verilmeyen bir vazifeyi alıp yapmayınki ilerde hesabı çok ağır olur.Kendi aklı ile mürşitlik veren ve alan sorumlu tutulacaktır.Aklı olan kendi aklı ile mürşitlik vermez ve yapmaz.)Topluluklara rehberlik edenler ahiretde kendilerini takip edenler ile haşr olunacaktır.Halkın nazarında kutsal görülmüş bu şahıslara,Allah vermediği halde kendi adına iş görenlere çok ağır cezalar verecektir.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Rasyonalist Ampirist Felsefe’yi benimseme önerisi
Rasyonalizm her zaman monistliktir.Rasyonalizm bütünlerden evrensellerden başlar ve şeylerin birliğine büyük önem verir. Ampirizm parçalardan başlar ve bütünü bir koleksiyon haline getirir ve bu nedenle kendini çoğulcu olarak adlandırır. Dünya bir açıdan bakıldığında şüphesiz birdir,ancak başka açıdan bakıldığında da şüphesiz çoktur.Hem birdir,hemde çoktur,bu tür içinde çokluğu barındaran çoğulcu monizmi(teklik) benimseyelim.İnsan doğaya kanun koyan değil onu emendir. (Rasyonalizm felsefecileri;Sokrates,Plato,Descartes,Spinoza,Leibniz vs.) (Ampirizm Felsefecileri;John Locke,Berkeley,David Home,Francis Bacon vs.) Emmanuel Kant her iki grup felsefe akımı yolunda kusurlar bulduğunu söylemiştir.Radikal Ampirizm ise William James tarafından ortaya atılan felsefi bir doktrindir. A
Sayfa 15·Kitabı okudu
Rasyoneller ve Ampiristler
Felsefe tarihi insan mizaçlarının belirli bir çalışmasının tarihidir.Bu yaklaşım bazı meslektaşlarıma onur kırıcı gelsede söylemek zorundayım.Bu çalışmayı hesaba katmak ve filozoflar arasındaki birçok farklılığı bununla açıklamak zorundayım.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Varlıktaki herşeyin bir felsefesi olur
Düşmanla savaşmak üzere olan bir general için düşmanın sayısını,gücünü bilmesinin önemli olduğunu fakat düşmanının felsefesini bilmesinin dahada önemli olduğunu düşünüyoruz. (Çoğu tarih öncesi savaşlar sayıları çok fazla düşmanın iyi analiz edilmesi ve düşmanı felsefe(akıl yürütme) etmekle yani düşmanının ne yapabileceğini önceden tahmin etmekle ve buna göre hazırlanarak kazanılmıştır.)
Sayfa 6·Kitabı okudu
Reklam