Şeytanın Tanrı’ya dair en geniş bakış açısı vardır.Bu nedenle ondan çok uzak durur.Şeytan aslında bilginin en eski dostudur.
Kutsal kitaplarda çokça adı geçen şeytan gerçek dünyada size ahlak dersi veren yobazdan başka bir şey değildir.
(Kutsal kitaplarda öğrendiği bilgi ile şeytan olan kendini üstün gören varlıktan şeytan olarak bahsedilir.Hatta şeytan Tanrı’ya bile mürşit yani öğretici olmak istemiş en doğrusunu bildiğini söylemiştir.Bugünde Mürşit ismini alıp Tanrı’nın diğer kulları hakkında hükümler verip bilerek yada bilmeyerek en doğrusunu bildiğini sanıp öğretici yani Mürşit ismini alan cahil kimseler vardır.Bunlar(şeytanlaşanlar)çoğunlukla babadan oğula geçer çalışmayıp halka öğretici olurlar.Gerçek mürşitler ise işi olup kendini halktan ayrı tutmayan Emir Sultan,Cüneyt Bağdadi vs.gibi meslekleri olan kimselerdir,günümüzde Hasan Galip Kuşçuoğlu’da marangoz ve mobilya ustası idi.Mesleği olmayan,ekmeğini kazanamayan,çalışmayan öğreticiler halka bir şey veremezler.Öğreticilik,mürşitlik ise meslek ve geçinme vasıtası değildir.Başkaları için değil,Kendinin öğreticisi olup yaşamak sanatıdır.)Kendi ekmeğini kazanamayan adam bize akıl veriyor?!….