Entelektüel Tekamül

Entelektüel Tekamül
@Tunc_Adam
İnsan tekamül eden bir varlıktır.Kimse 20 sene öncesine göre yaşayamaz.İdeolojiler,inançlar enaniyete dönüşmüştür.Kitap okusada kişi derunundan öğrenir.Hakikati kimse tekeline alıp başkalarını ötekileştiremez.
Ben doğrusunu bilirim(Bilgiyle Şeytanlaşanlar)
Şeytanın Tanrı’ya dair en geniş bakış açısı vardır.Bu nedenle ondan çok uzak durur.Şeytan aslında bilginin en eski dostudur. Kutsal kitaplarda çokça adı geçen şeytan gerçek dünyada size ahlak dersi veren yobazdan başka bir şey değildir. (Kutsal kitaplarda öğrendiği bilgi ile şeytan olan kendini üstün gören varlıktan şeytan olarak bahsedilir.Hatta şeytan Tanrı’ya bile mürşit yani öğretici olmak istemiş en doğrusunu bildiğini söylemiştir.Bugünde Mürşit ismini alıp Tanrı’nın diğer kulları hakkında hükümler verip bilerek yada bilmeyerek en doğrusunu bildiğini sanıp öğretici yani Mürşit ismini alan cahil kimseler vardır.Bunlar(şeytanlaşanlar)çoğunlukla babadan oğula geçer çalışmayıp halka öğretici olurlar.Gerçek mürşitler ise işi olup kendini halktan ayrı tutmayan Emir Sultan,Cüneyt Bağdadi vs.gibi meslekleri olan kimselerdir,günümüzde Hasan Galip Kuşçuoğlu’da marangoz ve mobilya ustası idi.Mesleği olmayan,ekmeğini kazanamayan,çalışmayan öğreticiler halka bir şey veremezler.Öğreticilik,mürşitlik ise meslek ve geçinme vasıtası değildir.Başkaları için değil,Kendinin öğreticisi olup yaşamak sanatıdır.)Kendi ekmeğini kazanamayan adam bize akıl veriyor?!….
Sayfa 103
Reklam
“Okudum,Öğrendim,Bildim,Öğretici(Mürşit) oldum”
“Bilgi kendi başına bir amaçtır.”İşte ahlakın kurduğu son tuzak budur.Böylece bir kez daha yanlış ahlaka bulaşırız. İyi bir öğretmen,herşeyi hatta kendini bile ancak öğrencileri ile ilişkili olarak ciddiye alır. (Yeryüzünde hiçkimse şeytan kadar bilemeyip,onun kadar ibadet etmemiştir.Kendilerine mürşit ismini veren sefiller ordusu ise ben üstadımdan öğrendim deyip kendilerini öğretici olarak görmekte,öğrenci olmaktan çıktığı için kendini öğrenmeye gelişmeye kapatmakta ve karşı çıkmaktadır.Din bu şekilde ilerleme ve gelişmeye kapalı olmaktadır.Çalışmadan öğreterek yaşayan din ise O’nun dini,benim dinim ise O’nun mürşit denilen sefiller ordusunun dini değil.Benim dinim öğrenci olmak. Öğrensen de bildim demeyip öğrencilerinle beraber öğreneceksin.İnsan bazen bilmekle sefil durumuna düşebilir.Fikri sabit olmayıp,Öğrencilerinle beraber öğrenen öğretmen ideal öğretici olmuştur.)Bilgi araçtır,amaç değil!….
Sayfa 95
Azizlik,zayıfların zaferidir
Azizler,hayatı,gücü,cinselliği ve zafer duygusunu reddederler.Dünya’dan siz kirlisiniz ben arındım diye intikam alırlar.Acılar içinde yaşıyorum diyerek daha derin olduklarını söylerler.Azizler.Sefilliği tercih etmişlerdir. İnsanlar sefil kimseleri Aziz ilan ettiler.Güç isteyen Krallar bu sefil kimselerin önünde eğildiler.Azize saygı gösterirken kendilerinde olan bir şeye de saygı gösterdiler.Azizlerin tefekkürü onlarda şüphe uyandırdı böylesine kendini bir inkar etme boşuna arzu edilmemiş olarak düşündüler.Yeni bir güç keşfedilmiş bir düşman sezdiler.Kralları,Azizlerin önünde eğdiren güç istenci idi.Dini,Krallıklarına güç katmak için kullanacaklardı.
İnsan Kurban Edilmesi ve Sapkınlıklar
Bir zamanlar insanlar Tanrı’lara insan kurban ederlerdi.Ve belkide en çok sevdiklerini kurban ederlerdi.Bu kategoriye tüm ilkel dinler ve Roma dahildir buna imparator Tiberus’un kurban edilmesi de dahildir. (Roma’da da Tanrı’lara insan kurban edilmesi ve sapkın ilişkiler vardır.Fakat Tiberus gözü önünde genç erkek çocukların birbirleri ile cinsel ikişkiye girmesini ister,genç hür çocuklara zorla tecavüz etmesi ile Roma’da aşırıya geçen sapkınlıkları sebebiyle öldürülmüştür.Kudüs ve mabed yıkıldığında genç kadın ve genç erkek çocuklarının genelevlerine gönderildiğini biliyoruz.Geçmiş çağlarda insan kurban edilmesi ve sapkın ilişkilerin olduğunu biliyoruz.Güçlüler her zaman zayıfları her türlü kullanmışlardır.)Bugün bile dünyada eşitlik kavramı halen sağlanamazken Tanrı temsilcisi olduğunu iddia eden menzil şeyhi gibiler insanları kendilerine hizmetçi olarak kullanmaktadırlar.Cehaletin kurbanı insan dünyada ne zaman aydınlanacak.)
Sayfa 81
Bağlanmak esir olmaktır
Niezstche bağlanmanın kötülüğünden bahsederken kişinin kararlarını etkileyeceğini söyler.Kendisini haklı olarak görüyorum kişi bağlandığı şeyin tarafını tutar.Hiç bir şeye bağlanmayan yeni filozofları özgür ruhlar olarak tarif eder.Benim fikrim özeldir deyip herkesle aynı fikirde olmaktan vazgeçmek gerekir bunlar dogmatik olmayacaklardır der.Kölelik bir bakıma başkasının fikirleri ile yaşamını oluşturmaktır,hele o düşünceler hakikat ile zıt olup yaşama uymazsa dogmatik olursa dahada kötüdür.Bağlanan kişi adil olamazken adalet dağıtmaya kalkar.Belkide yeryüzündeki en büyük sorunlardan biri budur.
Reklam