Tunç Yazıcı

Tunç Yazıcı
@Tunncs
Dokuz Eylül Üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 20 Haziran
184 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Kemal Sunal'ın Yaşamı ve Sanatçı Kişiliği
"Kemal Sunal, Türk halkının kendisi, yansımasıdır, her şeyidir. Kemal Sunal'da sevgi, hoşgörü ve sıcaklık var. Meseleleri hep sevgiyle hallediyor. Çok kızdığı zaman bile dövmüyor. 'Eşşek oğlu eşşek' deyip bir tokat atıyor en fazla yola getirmek için. Halk bunu seviyor, kendini buluyor. Tabii biraz da çarıklı yanı var, o da halkımızın genel karakteri."
Sayfa 98 - İnkılap Yayınları·Kitabı okudu
Sinema
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sinemada Güldürü
Keloğlan saf, cömert, cesur ve hazırcevap bir Anadolu delikanlısıydı. Yeri geldi mi padişaha dahi kafa tutmaktan çekinmezdi. Ancak Keloğlan'ın sözde bu asi tavrı padişahın kızını alana kadar sürer. Kızı eşeğinin terkesine oturttu mu padişah eleştirisi sona erer. Bu yüzden doğuda Keloğlan taşlamaları iktidarlarca tarafsız bulunur. Keloğlan geleneğinden olanlar her devirde iktidarın müsaadesine mazhar olurlar.
Sayfa 26 - İnkılap Yayınları·Kitabı okudu
Sinema
III. Bölüm
McMurphy ise kahkalarla gülüyor. Sırtını kamara çıkıntısına vererek gülüyor, gülüyor, kahkası denizlere yayılıyor... Kıza gülüyor, adamlara gülüyor, Georg'a gülüyor, kanayan parmağını emen bana gülüyor, rıhtımda bakakalan kaptana gülüyor, bisikletli adama, benzinciye, beş bin eve, Büyük Hemşire'ye, her şeye gülüyor. Çünkü kendini dengede tutabilmek, hayatın seni zırdeliye çevirmesini önleyebilmek için canını yakan şeylere gülmen gerektiğini biliyor. Her şeyde acı bir yön olduğunu biliyor; benim parmağımın sızladığını, kız arkadaşının göğsünün morardığını, doktorun gözlüğünü kaybetmek üzere olduğunu biliyor ama mizahın acıyı silip yok etmesine izin vermediği gibi, acının da mizahı yok etmesine izin vermiyor.
Sayfa 311 - Nemesis Kitap·Kitabı okudu
Roman
III. Bölüm
"Akıl hastalığının güçle ilgili yönünü hiç fark etmemiştim. Güç. Düşünsene, belki de insan ne kadar deliyse, o kadar güç sahibi olur. Hitler örneği mesela. Engeller kalkınca beynin çarkları da çalışıyor galiba?"
Sayfa 298 - Nemesis Kitap·Kitabı okudu
Roman
Kendini sevme
İnsanlık, dinde olduğu gibi anne merkezli yapıdan baba merkezli yapıya toplum olarak geçip geliştiği için olgunlaşan sevginin gelişimini, ataerkil dinin evrimini inceleyerek kavrayabiliriz. Bu evrimin başında zorba, kıskanç, yarattığı insanlara kendi malıymış gibi bakan ve onlara ne dilerse onu yapmayı kendinde hak bulan bir Tanrı görmekteyiz. Dinin bu evresi, Tanrı'nın insanı, bilgi ağacının meyvesini yiyerek Tanrılaşabilecekleri için cennetten kovduğu evredir. Bu evre, Tanrı en beğendiği evladı Nuh dışında hiçbirinden memnun olmadığı için insanoğlunu tufanla yok etmeye karar verdiği dönemdir. Bu dönem Tanrı'nın İbrahim'den,kendisine olan sevgisini katıksız bir itaatle kanıtlaması için biricik oğlunu öldürmesini istediği dönemdir. Fakat bu arada yeni bir evre de başlamaktadır. Tanrı Nuh'la bir sözleşme yaparak bir daha insanlığı hiç yok etmeyeceğine söz verir ve bu sözleşmeyle kendini bağlar. Tanrı sadece verdiği bu sözle değil, kendi adalet kuralıyla da bağlanmaktadır. İbrâhim'in Sodom'da on namuslu adam varsa şehri bağışlaması istediğini de bu ilkeye dayanarak kabul eder. Fakat gelişme, Tanrı'yı zorba bir kabile reisliğinden çıkarıp kendi koyduğu ilkelerle eli kolu bağlı bir babaya dönüştürmüştür.
Sayfa 87 - Say Yayınları·Kitabı okudu