"Aslında iyi öğrenim görmüş, dürüst, hak gözeten adil bir insansın. Yani genel olarak böyle olduğun söylenebilir, buna diyecek bir şey yok. Ancak yeri geldiğinde bu erdemlerinle insanı boğan, ezen, küçük düşüren, aşağılayan bir hava taşıyorsun. Bu dürüst düşünme tarzınla bütün dünyadan nefret ediyor gibisin. İnananlardan nefret ediyorsun, çünkü inanmak sana göre az gelişmişlik, kara cahillik belirtisi. Öte yandan herhangi bir inanç ideal taşımıyorlar diye inanmayanlardan da nefret ediyorsun. Yaşlıları geri kalmışlıkları, tutuculukları, özgür düşünemedikleri için; gençleri ise özgür düşünceleri yüzünden, geleneklerden kopuk oldukları için beğenmiyorsun. Halkın, ülkenin çıkarlarının en önde olması gerektiğini söyler durursun, ama her karşına çıkandan hırsızmış, soyguncuymuş gibi kuşkulandığın için halktan da nefret ediyorsun. Nefret etmediğin insan yok neredeyse. Yalnız bir kez olsun durumunu gerçekten güçleştirebilecek bir davayı savunduğunu, kendine bir fayda sağlamayacak duygular beslediğini görebilmeyi ne çok isterdim. Ama bu mümkün değil!"
Sayfa 168 - Nobel Akademik Yayıncılık·Kitabı okudu
Kadın cinselliği her zaman eril parametreler içerisinde tanımlanmıştır ve fallik kültürde dişi üreme organları görünmezdir. Irigaray'a göre vajina görülecek bir şeyi olmama korkusunu temsil eder.
Lacan'a göre öteki ile iletişime girmeden kendilik algısı kazanmak imkânsızdır. Kendilik algısı sadece etkileşimde gelen bir şeydir. Bu etkileşimin geliştiği yer ise dildir.
"Sabah oluyor artık, en az bin kere fotoğrafımı çekmişlerdir. Bahçeden uzun budama bıçağını alıp, beni yavaşça sudan çıkardılar. İnsanlardan ancak öldüğünde böyle bir kibarlık görmek ne tuhaf."