Camus'ye göre bile "saçma" olan hayat değildir, ölüme karar vermektir. "Tek önemli mesele intihardır" bize şunu anlatıyor: Hayat eğer ölüme böyle adanmışsa onu yaşamak gerekir...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"ABD konusundaysa bu ülkenin, vatandaşlarının bir ada sahip olmadıkları bir ülke olduklarını söylemek istiyorum. Amerikalı -bu hiçbir anlama gelmez: Meksikalılar veya Brezilyalılar da Amerikalı. Üstelik Brezilya da bir 'Birleşik Devlet'; Kanada da öyle. O hâlde bu ne anlatıyor onlara dair, tarihlerine dair? Benim varsayımım vatandaşlarının adı olmayan bir ülkenin başkalarının tarihine ihtiyaç duyacağıdır. Bizim gibi onlar da kökenlerini arıyorlar, ama uzun bir tarihleri olmadığını görünce, onları başkalarında aramak zorundalar: Vietnam'da, Saraybosna'da..."
"Eğer Japon ekonomisinin, on yıl kadar önce geleceğin modeli olduğunu bize söyledikleri hâlde bu aralar neden kötüye gittiğini anlamak isterseniz, her sabah saat 8'de George-V Caddesi'yle Champs-Elysées'nin kesiştikleri köşeye gidin: Orada Vuitton marketlerinin önünde kuyruğa girmiş olan Japonları göreceksiniz. Peki ne almak için? Bok renginde valizler!.. Bu tam anlamıyla bir sır!.. Bu imajı seyredip tasvir ederken Japon ekonomisi üstüne veya genel olarak ekonomi üstüne pek çok şey söyleyebilirsiniz."
"Her şişman genç kız eline kamera alıp sinemanın Mozart'ı haline geldiğinde bu iş bitecek", sinema dediğimiz şey bitecek ve video çağına geçmiş olacağız. Bunu Coppola söylüyor.
Ve yine, çünkü montaj modern dünyanın tanımıdır -endüstrilerimiz, bilgisayarlarımız, televizyonumuz ve programları, okuduğumuz kitaplar, hatta yazarları bile montajdır... Sinema ise montajın en esaslı biçimiydi ve dolayısıyla onu ifade edecek esas tarz hâline gelebilirdi... Ama eğlence endüstrisine çok çabuk dönüştüğü için bu fırsatı kaçırdı...