Yaseminler Tüter mi? Hâlâ, uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı vee "ben ne okudum böyle" dedirtti bana.Hiç alıntı yapamadım çünkü hikayenin içinde kayboldum, yakın tarihe şahitlik ettim ve çokk üzüldüm.
Alev Alatlı, bu romanıyla beni Kıbrıs’ın sadece coğrafyasına değil, kimliklerin ve inançların birbiri içine geçtiği o sancılı insan ruhuna götürdü. Kitap bana göre, 'ait olamamanın ve arada kalmışlığın' en çarpıcı biyografilerinden biri .
Konusu ve Çatışması
Roman, Kıbrıslı Rum bir ailenin kızı olan Eleni’nin, bir Türk gencine aşık olup "Naciye"ye dönüşme çabasını anlatıyor. Ancak bu dönüşüm sadece isimle sınırlı kalmıyor; Eleni ne Rum kalabiliyor ;ne de tam anlamıyla Türk olarak kabul görülüyor. Kendi ailesi tarafından reddedilen, yeni girdiği toplumda ise hep "yabancı" gözüyle bakılan bir kadının, yoksulluk ve savaşın gölgesindeki var olma savaşını anlatıyor. İnsanın köklerini söküp başka bir toprağa dikmeye çalışmasının imkansızlığını ve ruhsal maliyetini işliyor
Roman, Kıbrıs’ın siyasi olaylarını büyük puntolarla değil, sıradan insanların mutfağındaki ekmek kavgası ve sokağındaki korku üzerinden anlatıyor.
Ve tüm dışlanmışlığa rağmen çocuklarını korumaya çalışan, sevgisiyle hayata tutunan bir kadının sessiz çığlığını yansıtıyor.
Alatlı,kitapta dili o kadar güzel kullanıyor ki Rumca ve Türkçe yerel söyleyişleri metne yedirerek o dönem Kıbrıs’ının kokusunu ve sesini okuruna ulaştırıyor. Roman, bir tarih kitabı değil, bir insanlık dramı resmen.
Sonuç Olarak:Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? iki toplumun ve iki dinin arasında sıkışıp kalanların, yani arafta unutulanların hikâyesidir. Kimliklerimizin bizi koruyan bir kalkan mı yoksa hapseden bir zırh mı olduğunu sorgulatan, sarsıcı bir kitap.