Yunan uygarlığının mirası Batı Avrupa’ya ancak bu uygarlığın tercümanları ve devamcıları olan Araplar aracılığıyla taşınabilirdi. Frenkler tıp, astronomi, kimya, coğrafya, matematik, mimari alanlarındaki bilgilerini önce özümseyip taklitettikleri, sonra da aştıkları Arapça kitaplardan edinmişlerdir.
Başlangıçta Memluk dirilişi istilacıları destekleyenlerle bir dizi hesaplaşmayı da beraberinde getirir. Demir tavında dövülür. Artık ister Frenk ister Tatar olsun, düşmanlara soluk alacak bir erteleme şansı vermek söz konusu değildir.
Kutuz, en parlak subayı Baybars’ın komutasında bir öncü birliği savaş meydanında bırakıp geri kalan kuvvetlerini gizleyecek zamanı bulmuştur. Kitbuga savaş meydanına hızla gelir ve yeterince bilgi toplamadığı için tuzağa düşer. Tüm kuvvetleriyle saldırıya geçer. Baybars geriler, ama onun peşine düşen Moğol birdenbire, çok daha kalabalık Mısır birlikleriyle heryandan kuşatıldığını görür.
Hülagu
Din konusundaki tavrı da çelişkilidir. Hıristiyanlıktan çok etkilense de -annesi, hasekisi ve birçok mesai arkadaşı Nasturi Kilisesi’ndendir- kendi halkının geleneksel dini olan şamanizmden de hiç vazgeçmemiştir. Yönettiği topraklarda, özellikle de İran’da Müslümanlara karşı genellikle hoşgörülüdür, ama kendisine karşı çıkabilecek hertürlü siyasi oluşumu yok etme isteği yüzünden, İslam’ın en itibarlı başkentlerine karşı topyekûn yok etme savaşı yürütür.
Hulagu karmaşık bir kişiliktir. Felsefeye ve ilme düşkün. edebiyatçılar ve âlimlerle ahbaplıktan hoşlanan bu adam sefere çıktığında kana ve yıkıma doymayan yırtıcı bir hayvana dönüşür.