TURAN SABAN

TURAN SABAN
@Turansaban19
Bir Garip Yolcu.. Tarih Seyyahı..
Olay Yeri İnceleme Uzmanı,CSI
Kamu Yönetimi ve Siyasal Bilimler, Adalet Meslek Yüksekokulu, CSI
Ankara
Ötüken, 19 Mayıs 1919
75 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı

TURAN SABAN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
16 günde okudu
·
2022 39. kitabı
İsmail Köse
9/10 · 131 okunma
Reklam
Şerif Hüseyin'in İngilizler tarafından aldatılması ve Hali Ruhiyesi
Şerif Hüseyin'in,Can dostu İngilizlerle yaşadığı anlaşmazlık öyle bir hal almıştır ki Hüseyin oğlu Abdullah'a bile güvenmemeye başlamıştı. Kendisine emanet edilen Türk ve Alman askerlerini, gözünü kırpmadan katledilen ,düşmana teslim eden, soyduran, aç ve susuz bırakan ,öldürmeye çalışan, kendisine emanet edilen mahrem devlet sırlarını düşmanla paylaşan ,oğullarını Türk hatlarının arkasına göndererek düşman adına casusluk yaptıran, Fahrettin paşa'ya buyurgan ifadelerle teslim olması için mektuplar gönderen,"İngilizlere babanın, oğluna güvendiğinden daha fazla güveniyorum." diyen Mekke'de Hamidiye'yi ele geçirmek için binayı içindeki askerler ile birlikte yakmakta tereddüt etmeyen, muhaliflerinin dükkanlarını, yağmalattıran, canlarına kasteden, tarihçilerin; "kurnaz", "düzenbaz" ve "gaddar" olarak nitelediği Hüseyin, Kıbrıs'a sürgün giderken gemide kendisinden daha kurnaz İngiltere tarafından nasıl kullanıldığını ve nasıl aldatıldığını günahlarının bedelinin ise sandığı kadar kolay ödeyemeyeceğini düşünmüş, sadakatsiz ve işbirlikçi hayatının muhasebesini yapmış olmalıdır.Şu sözler sürgün edilmeden önce 1923 yılı başında Cidde'de Şerif Hüseyin tarafından İngiliz temsilcilerine söylenmiştir: "İngiliz hükümeti bana dostu gibi değil düşmanı gibi davranıyor bunu hak edecek ne yaptım?" sualinin cevabı aslında sorunun içinde gizlidir.Zira Şerif Hüseyin İngilizlerin Arap Yarımadasına hakim olması için her şeyi yapmıştır.
Londra'nın ödemelerinin devamı için Şerif Hüseyin'den ,Paris Barış Konferansı'nda kararlaştırılan anlaşmaları imzalamasını istemesi,Şerif Hüseyin'in Filistin'de ki idareye atadığı temsilcisini reddetmesi,sürekli Şerif Hüseyin'e saldıran ibni Suud ile İdrisi'yi engellemeyerek teşvik etmesi ve Şerif Hüseyin'in oğulları ile entrikalar çevirmesi ikili ilişkileri germiş ve Şerif Hüseyin 1922 yılı şubat sonunda ki Mekke'deki Kıble Gazetesi'nde, İngiltere'yi ağır şekilde suçlayarak;" Kendisine verilen sözlerin tutulmadığını ve İngilizlerin Arapları aldattığı" şeklinde bir yazı yayınlanmıştır.Aynı yazı 3 Mart'ta tercüme edilerek İngiliz Morning Post Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.
Tarih
Arap isyanı'nın başarıya ulaşmasında Şerif Hüseyin'in hırslı düzenbaz ve kurnaz karakterinin yanında Cemal Paşa'nın hatalar zincirinin de sonucu Osmanlılar aleyhine değiştirecek esaslı payı vardır.Bunlardan ilki her iki Kanal Harekâtı'nın da başarısızlıkla sonuçlanmasıdır.Suriye'deki idamlar, Suriye halkının kolaylıkla Faysal ve İngilizlerle işbirliği yapmasının yolunu açmıştır .Hüseyin Suriye'deki ihtilalciler için af istemiştir. Böylece Suriye halkına onların hakkını savunuyor rol yapmıştır ve İttihat ve Terakki iktidarı ne de Suriye idamları Arap isyanı'nın sonuç değiştirici nedeni değildir.Zira İngiliz arşiv belgelerinde açıkça görüldüğü gibi milliyetçilik akımları, II.Abdülhamit döneminde müslüman araplar arasında da yayılmaya başlamış,Şerif Hüseyin idamlardan önce İngilizlerle anlaşmış hatta büyük oğlu Abdullah'ın hatıratında ki bilgiler doğru kabul edilirse, 1911 yılı gibi erken bir tarihte isyana karar verilmişti.Bütün bu gerçeklere karşın Suriye idamları İngilizler ve Şerif Hüseyin tarafından propagandaya dönüştürülerek,Arap İsyanı'nın başarıya ulaşmasında etkili olmuştur.Çünkü idamların gerekçesi Arap halkına tam anlatılamamıştır. Daha önce de söylendiği gibi Suriye isyanları Arap isyanının nedeni değildir.Zira Şerif Hüseyin, Suriye İdamlarından önce İngilizlerle anlaşmıştır ve idamları kendi amaçları için kullanmıştır. 1914 yılında başlayan isyan hazırlıklarından 1916 yılına kadar haberdar olunamaması büyük bir istihbarat zafiyetini göstermektedir. İsyan esnasında Hicaz'da ki birliklerin acınası durumu ve malzeme yetersizliğinden de IV.Ordu komutanı Cemal Paşa sorumludur.
Tarih
Etrafındaki diğer bütün osmanlı subayları kanlarının son damlasına kadar bulundukları mevzileri savunmaya çalışırken, Galip Paşa, doğru dürüst mücadele etmeden,asiler üzerine bir hücum bile yapmadan,kılıcını Şerif Hüseyin'in oğlu Abdullah'a vererek, direnme imkânı, yeterli yiyecek ve cephanesi varken Taif'i asilere teslim etmeyi yeğlemiştir.
Alıntı
Reklam