“Köyün tozlu yolunda yürürken ayakkabılarımın içine dolan çamurdan çok, çocukların gözlerindeki karanlık ağır geliyordu bana. Bir harf öğretmenin, bir kelimeyi doğru söyletebilmenin sevincini bilmeyenler için bu yorgunluk anlamsızdı belki. Ama ben biliyordum; bugün yazmayı öğrenen o küçük el, yarın kaderini kendi yazacaktı."
Bir insanı güzel yapan şey şefkati, merhametidir. Dış güzellik dediğin geçiyor; zamanla değişiyor, soluyor, anlamını yitiriyor. Ama şefkat öyle değil. insanın içine yerleşiyor, yürüyüşüne, konuşmasına, susuşuna karışıyor.