bir sıkıntıyı parçalıyorum çayı bitirip hesabı ödüyorum
şimdi kalkıp bir tövbeye binmeli burağa biner gibi
şimdi kalkıp aymazca zar atmaktan ne olacağı hakkında
ya fettah demeli şarjör değiştirmeli cümle kurmalı
başımı kaldırsam bir, şu gavur dünyadan
şu çok yapışkan, çok sırnaşık ve sürtük
ey bin kocadan arta kalan ekonomik kalkınma
ey sehersiz, kuşluksuz, şafaksız uyanmalarım...
O kadar güzel ifadeler mevcut ki kitapta, kitap
bitmesin diye okumaya kıyamadım çoğu zaman.
“Hazreti Ömer olsa ağzımı yüzümü dağıtırdı
iftar sonrası çay sigaralardan,
Hazreti Ali kale bile almazdı şu bitirme tezimi
Bir evsizle çorba içecek kadar cesur olmadığım duyulsa
ensar kız vermezler
Medineli çocuklar tebessümler fırlatırdı nefsim kanayana dek.”
Okuduğum şiirler kadarıyla, ne tam divan geleneğinden gelen ne de tamamen modernist bir anlatım tarzına sahip , şiirlerinde iman, tevekkül, merhamet gibi kavramlar barındıran ancak vaaz vermeyen bir anlatım tarzı var yazarımızın.
Bu kitapta ne modern şiirin uzak soğukluğu, ne de klasik geleneğin erişilmezliğini yansıtıyor. Sadelikle harmanlanan nüktedan bir bakış açısıyla yazılmış.
“Bizim evimizde sessizlik büyür, biz konuşamadıkça.” Bu alıntı kitabın özünü bizlere yansıtıyor. Tenekeci, halkın “sabırla yaşama, sessizce katlanma” kültürünü modern bir şiir estetiğine taşıyor. Bu yüzden yazarımızın özellikle bu tarzda şiirlerini okunduğumda kulağıma değil doğrudan kalbime hitap ediyor.
Ağır Misafirİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 20222,406 okunma