bir sıkıntıyı parçalıyorum çayı bitirip hesabı ödüyorum
şimdi kalkıp bir tövbeye binmeli burağa biner gibi
şimdi kalkıp aymazca zar atmaktan ne olacağı hakkında
ya fettah demeli şarjör değiştirmeli cümle kurmalı
başımı kaldırsam bir, şu gavur dünyadan
şu çok yapışkan, çok sırnaşık ve sürtük
ey bin kocadan arta kalan ekonomik kalkınma
ey sehersiz, kuşluksuz, şafaksız uyanmalarım...
O kadar güzel ifadeler mevcut ki kitapta, kitap
bitmesin diye okumaya kıyamadım çoğu zaman.
“Hazreti Ömer olsa ağzımı yüzümü dağıtırdı
iftar sonrası çay sigaralardan,
Hazreti Ali kale bile almazdı şu bitirme tezimi
Bir evsizle çorba içecek kadar cesur olmadığım duyulsa
ensar kız vermezler
Medineli çocuklar tebessümler fırlatırdı nefsim kanayana dek.”