Arkadaşlar merhaba okuduğum bu kitabı sadece bir-iki kuru sözle geçiştirmek istemedim. Bu konulara meraklı olduğum için biraz bu zamana kadar edindiğim bilgilerden, biraz bu konuyla ilgili izlediğim filmlerden ve biraz da yeni bulup okumayı düşündüğüm kitaplardan bahsetmek istiyorum. Ayrıca bu olayın beni çok etkileyen bir örneğini de sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu hastalık konusunda uzman değilim lütfen daha sonra üstüme gelmeyin. :)
Öncelikle kitaptaki karakterin sahip olduğu hastalıktan yani Dissosiyatif Kimlik Bozukluğundan biraz bahsetmek istiyorum.
Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu, çoğul kişilik olarak da bilinir. Yani bir kişinin bedeninde öz kişiliğinden başka birden fazla kişiliği de barındırma durumudur. Normalde tekil ve bütüncül olan zihnimiz bölünerek çoğul ve parçalı hale gelir. Zihnin bölünmesine bağlı olarak bilinç, kendi algısı ve hafızanın bütünlüğü kaybolur.
Bu çoklu kişilik bozukluğu durumunun sebebi ise 11-12 yaştan önce yaşanan stresli, travmatik yaşantılar, zorlayıcı yaşantılar, anne baba arasındaki sürekli ve şiddetli geçimsizlik, cinsel istismar, dayak yeme, aşırı eleştirilme gibi durumlardır.
Yaşanılan olayın şiddetine göre hafif orta ve ağır olarak geçirilebilir. Ortada bir şiddet, taciz, istismar yoksa hasta bu durumu daha çabuk atlatabilirken, bu sebepler varsa hasta daha zor bir süreç yaşamakta ve hastalığı ağır geçirmektedir.
Bu olayla ilgili beni en çok etkileyen örnek ise Billy Milligan örneği. Biraz hayatından ve hastalığının seyrinden bahsetmek istiyorum.
Billy’i diğer DKB hastalarından farklı kılan tek özelliği kendi kişiliği hariç tam 24 farklı kişiliğe sahip olması.
Peki hastalığı nasıl ortaya çıktı?
Asıl adı William Stanley Milligandır. Komedyen olan babası Johnny akut alkolik, kumar