... Bu karanlık bir şeydi... Ne iyi!
Birinin durmadan ıslatarak yalnızlığını, denediği suların toprağı aksınlar dediği,
Bu Karanslak bir şeydi...
Ey benim yengeci sıkıntım!
Uzun boylu ve ıslak atların bilmem nerelerden kişnediği,
Sen yitme!
Sen yitme!
Büyük ıslandığımı besle sen gitme!
Otlar gibi kal, sülünler gibi kal, ıslak tütünler gibi kal... Sen kaldıkça... Bu karanlık bir şey... Ne iyi! Sevmemek tozlu, ıslak halılara uzanmak, eski çuval tüyler...
Çamurları çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar...
Sen kaldıkça... Ne iyi!