‘Aradığın şey o kitaplarda değil, aradığın şeyi okuyarak bulamazsın. Senden eksik olan şeyi gözlerinle tamamlayamazsın. Aradığın şeyi dünyada arayacak, yüreğinle bulacaksın. Dünyadaki tüm kitaplar, hesaplar, akıl oyunları, sayfalarca laflar, sevginin yerini tutmaz. Okuyarak öğrenecek severek anlayacaksın.’
Caddedeki kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum. Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazende hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum. Kafamda, hiçbirşeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller, bana herşeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor... Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman ne kadar hazin bir hal aldığımı tasavvur edemezsiniz.