Sare

Notu açtım. Şöyle yazıyordu: Sorulara cevap verirken kıpkırmızı oluyorsun. Sen benim küçük prensesim, hatta baronesimsin.
Sayfa 55·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Salonda bir sessizlik oldu ve Filippo çalmaya başladı. Zor bir parça olmalıydı çünkü çok uzun sürdü. Çalarken parmaklarını görmek isterdim. Bu güzel şarkı içime doluyor, sanki bir arkadaşımmış gibi ellerimden tutarak onunla koşmamı istiyordu. Piyanonun uzayıp giden ve bir kumsala dönüşen tuşlarının üzerinde hiç durmadan koşuyordum. Her nota bir dalgaya dönüşürken ben de dalgaların içine dalıp çıkan bir yunusa dönüşüp özgürleşiyordum. Müzik, denizi harekete geçiriyor, ona istediğini yaptırıyordu. Ve pırıltılı camlardan oluşan bu denizin içinde küçükken kullanmak istediğim denizaltıyı görüyordum... sonra sesler müzik çakarda kitap okuyan adamın sesi gibi azaldı ve deniz önce berrak, küçük damlalara sonra da yüzümde minik, mavi gözyaşlarına dönüşerek elbisemin yakasına döküldü.
Sayfa 89·Kitabı okudu
"Sen de mi korkunç hikayeleri seviyorsun?" "Evet!" "Neden?" "Bilmem. Sen neden seviyordun?" "Çünkü korktuğum zaman yaşadığımın farkına varıyordum." "Ben de öyle," diye atıldım ama bunun ne demek olduğunu hiç anlamamıştım.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Gözlerimdeki karanlık benden daha hızlı büyüyor.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Karanlıkta kaldığımda beni renk okuluna gönderecek misiniz?
Sayfa 67·Kitabı okudu