Berna

9/10
·256 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:02
Lisede Hayvan Mezarlığı'nı okumuştum sonrasında Stephen King kitaplarıyla yolum hiç keşişmedi. Yazma Sanatı'nı ne anlatmış olabilir ki diye biraz da dudak bükerek okumaya başladım. Merakla okumak bana da sürpriz oldu. Bu kitaptan önce çok kez yazmak ile ilgili kitaplar okudum. Listenin üst sırasındandakiler dahil fakat hiçbiri derdini bu kadar sade anlatmamıştı. Kurallar, maddeler, asla yapılmaması gerekenler, mutlaka yapılması gerekenler gibi şeyler yok. Bence keyif veren bu. Bir yazarın biyografisini okumuş gibiyim. Yazarlıkla ilgili kısımlar da işini anlattığı bölümdü sanki. Okumak çok keyifliydi, kitaplarını okumadığım bir yazarın hayatını keyifle okumak beni şaşırttı. Yazma işine vakit ayıranlara daha iyi olmak için söyledikleri gerçekten işe yarar şeyler olsa gerek. Yazmakla ilgili planlarınız varsa bu kitabı vakit kaybetmeden okumalısınız.
Yazma SanatıStephen King · Altın Kitaplar Yayınevi · 20201,251 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·208 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 15:56
Marlen Haushofer’in Duvar’ı, bir felaket sonrası hayatta kalma hikâyesi gibi başlasa da, giderek insanın özüne dair daha derin bir sorgulamaya dönüşür. Anlatıcı kadın (bir ismi yok, aslında elbette bir ismi var fakat ona seslenecek kimse yok, bu yüzden isminin bir önemi de yok) dünyayı görünmez bir duvarla kaybettiğinde bunu çözmeye çalışmaz; yeni hayatına uyum sağlar. Bu kabulleniş, romanın en çarpıcı yönlerinden biridir. Onu hayatta tutan şey, hayvanlarla kurduğu bağ. Ama bu bağ yalnızca şefkat değil, aynı zamanda bir varlık gerekçesi. Belki de onları yaşatarak kendini ayakta tutmaya çalışmak. Tekrar eden günlük işler -bahçe, ahır, bakım- bir süre sonra sıradanlıktan çıkıp yaşamın ritmine dönüşür. Çünkü başka bir hayat yoktur. Bu tekrarlar, yalnızlığın en sahici hâlidir. Duvarın nedenini sorgulamaması ise en radikal tercihtir. Anlam arayışını bırakır; sadece yaşar. Bu bir kabulleniş mi, vazgeçiş mi, özgürlüğün kabulü mü, kurtuluş mu, eziyet mi bilmiyorum. Buna karar veremedim. Son yıllarda okuduğum en iyi romandı. Unutacağımı sanmıyorum.
DuvarMarlen Haushofer · Yapı Kredi Yayınları · 2023568 okunma
1/10
·200 syf.··
2026 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 20:30
Para Gürültüsü YouTube üzerinden para, altın değerlerini yorumlayan Kikobaki, zengin evlerine tarot bakmaya giden annesi Beyzana, arkadaşı Ramini, sevgisilisi Eserya üzerinden paranın ekonomik bir araç değil, varoluş dili haline gelmesini anlatmak istiyor ama anlatamıyor. Romanda giriş, gelişme, sonuç hissi yok. Olaylar neden sonuç ilişkisiyle ilerlemiyor, üst üste yığılıyor. Etrafında dönülen bir fikir var ama hikayeye dönüşmüyor. Duygu yok, merak yok, hiçbi şey yok. Zaman ayırıp okumamanızı tavsiye ediyorum.
Para GürültüsüLatife Tekin · Can Yayınları · 2026152 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 15:36
Edebi değeri -bence- olmayan, derinliksiz, akıp giden bir roman. Kitap okudum, bir kitap daha bitirdim hissinden öteye geçirmiyor okuru. Ülker Abla romanına benzettim.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2026 3. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 15:04
Leziz Kadavralar'da olduğu gibi akıcı bir hikaye ve kurgu bekleyenler hayalkırıklığına uğradı sanırım. Değersizler, yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden sonra tüm dünyada yaşanan elektirik kesintisi sonucu başlayan küresel felakatlerle şekillenen distopik bir evrende geçiyor. Kahramanımız çeşitli yollarla hayatta kalmaya çalışırken yolu en sonunda bir Manastır'a çıkıyor. Biz burada gizli gizli yazdığı notları okuyoruz. Akıcı bir roman değil ama yaratılan evreni sevdim. Kaotik bir roman değil, bir kurtuluş miti değil, feminist bir distopya bence hiç değil. Kurtuluş umudu, yüceltilen bir kadın dayanışması yok. (Romana başlamadan evvel arka kapak yazısını okuduktan sonra nedense böyle olduğunu düşünmüştüm.) Politik bir distopya mı, kesinlikle evet. Bir iktidar eleştirisi var ancak dünya zaten bitmiş, geriye kalan şey acının yönetilmesi. Dünyanın yaşadığı yıkım çok az anlatılıyor, odak noktası yıkımın ardından kurulan mikro iktidar. Soğuk ve umutsuz bir roman. Beklentiye girmeden okuyanlar sevevektir.
DeğersizlerAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 2025161 okunma