twoçe

twoçe
434 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
6/10
·192 syf.··
2026 22. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 18:35
Yerdeniz Büyücüsü, klasik bir fantastik roman gibi başlayıp aslında insanın kendi iç karanlığıyla yüzleşmesini anlatan oldukça derin bir hikâyeye dönüşüyor. Başta bir büyücülük serüveni okuyacağımı düşünmüştüm ama kitap ilerledikçe bunun çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Ged karakteri özellikle çok etkileyici. Kusursuz bir kahraman değil; hata yapan, kibirlenen ve bunun bedelini ödeyen biri. Onun yolculuğu dışarıdaki düşmanlarla savaşmaktan çok, kendi içindeki karanlıkla yüzleşme süreci gibi. Bu da kitabı klasik iyi-kötü çatışmasının ötesine taşıyor. En sevdiğim tarafı, Ursula Le Guin’in büyüyü gösterişli bir güç olarak değil, dengeyle ilgili bir şey olarak anlatması oldu. Yerdeniz’de her şeyin bir adı, bir karşılığı ve bir dengesi var. Bu yaklaşım hikâyeye felsefi bir derinlik katıyor. Gücün kontrolsüzce kullanılmasının sonuçları da çok net gösteriliyor. Anlatım dili sade ama çok güçlü. Gereksiz ayrıntılarla boğmuyor, buna rağmen kurduğu dünya son derece canlı hissettiriyor. Bazı fantastik romanlarda rastlanan karmaşık yapı burada yok. Her şey oldukça akıcı ama aynı zamanda düşündürücü. Yerdeniz Büyücüsü, bana insanın en büyük mücadelesinin çoğu zaman kendisiyle olduğunu düşündürdü. Kendi gölgesini tanımadan gerçekten büyümenin mümkün olmadığını çok güzel anlatıyor. Kitap bittikten sonra aklımda büyü sahnelerinden çok şu fikir kaldı: İnsan, kaçtığı karanlıkla bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,4bin okunma
Tamamdır tesekkürler☺️ fantastik olarak kahin ve anka kitabını okumustum oda guzeldi. Birde piyon, vezir, sah aime carter serisi. Fantastik açlık oyunları tarzıydı ;) bende seviyorum boyle tarzlar. Harry potter hariç onerebilceğiniz var mı
Önceki 1 yanıtı göster
Özge
Özge
hiç duymadım benim için klasik değil değişik oldu 👋😀 bakacagım tesekkürler
6/10
·192 syf.··
2026 22. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 18:35
Yerdeniz Büyücüsü, klasik bir fantastik roman gibi başlayıp aslında insanın kendi iç karanlığıyla yüzleşmesini anlatan oldukça derin bir hikâyeye dönüşüyor. Başta bir büyücülük serüveni okuyacağımı düşünmüştüm ama kitap ilerledikçe bunun çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Ged karakteri özellikle çok etkileyici. Kusursuz bir kahraman değil; hata yapan, kibirlenen ve bunun bedelini ödeyen biri. Onun yolculuğu dışarıdaki düşmanlarla savaşmaktan çok, kendi içindeki karanlıkla yüzleşme süreci gibi. Bu da kitabı klasik iyi-kötü çatışmasının ötesine taşıyor. En sevdiğim tarafı, Ursula Le Guin’in büyüyü gösterişli bir güç olarak değil, dengeyle ilgili bir şey olarak anlatması oldu. Yerdeniz’de her şeyin bir adı, bir karşılığı ve bir dengesi var. Bu yaklaşım hikâyeye felsefi bir derinlik katıyor. Gücün kontrolsüzce kullanılmasının sonuçları da çok net gösteriliyor. Anlatım dili sade ama çok güçlü. Gereksiz ayrıntılarla boğmuyor, buna rağmen kurduğu dünya son derece canlı hissettiriyor. Bazı fantastik romanlarda rastlanan karmaşık yapı burada yok. Her şey oldukça akıcı ama aynı zamanda düşündürücü. Yerdeniz Büyücüsü, bana insanın en büyük mücadelesinin çoğu zaman kendisiyle olduğunu düşündürdü. Kendi gölgesini tanımadan gerçekten büyümenin mümkün olmadığını çok güzel anlatıyor. Kitap bittikten sonra aklımda büyü sahnelerinden çok şu fikir kaldı: İnsan, kaçtığı karanlıkla bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,4bin okunma
Tamamdır tesekkürler☺️ fantastik olarak kahin ve anka kitabını okumustum oda guzeldi. Birde piyon, vezir, sah aime carter serisi. Fantastik açlık oyunları tarzıydı ;) bende seviyorum boyle tarzlar. Harry potter hariç onerebilceğiniz var mı
Biraz klasik olacak ama dördüncü kanat güzeldi☺️
1 yanıtı göster
6/10
·192 syf.··
2026 22. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 18:35
Yerdeniz Büyücüsü, klasik bir fantastik roman gibi başlayıp aslında insanın kendi iç karanlığıyla yüzleşmesini anlatan oldukça derin bir hikâyeye dönüşüyor. Başta bir büyücülük serüveni okuyacağımı düşünmüştüm ama kitap ilerledikçe bunun çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Ged karakteri özellikle çok etkileyici. Kusursuz bir kahraman değil; hata yapan, kibirlenen ve bunun bedelini ödeyen biri. Onun yolculuğu dışarıdaki düşmanlarla savaşmaktan çok, kendi içindeki karanlıkla yüzleşme süreci gibi. Bu da kitabı klasik iyi-kötü çatışmasının ötesine taşıyor. En sevdiğim tarafı, Ursula Le Guin’in büyüyü gösterişli bir güç olarak değil, dengeyle ilgili bir şey olarak anlatması oldu. Yerdeniz’de her şeyin bir adı, bir karşılığı ve bir dengesi var. Bu yaklaşım hikâyeye felsefi bir derinlik katıyor. Gücün kontrolsüzce kullanılmasının sonuçları da çok net gösteriliyor. Anlatım dili sade ama çok güçlü. Gereksiz ayrıntılarla boğmuyor, buna rağmen kurduğu dünya son derece canlı hissettiriyor. Bazı fantastik romanlarda rastlanan karmaşık yapı burada yok. Her şey oldukça akıcı ama aynı zamanda düşündürücü. Yerdeniz Büyücüsü, bana insanın en büyük mücadelesinin çoğu zaman kendisiyle olduğunu düşündürdü. Kendi gölgesini tanımadan gerçekten büyümenin mümkün olmadığını çok güzel anlatıyor. Kitap bittikten sonra aklımda büyü sahnelerinden çok şu fikir kaldı: İnsan, kaçtığı karanlıkla bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,4bin okunma
Kitaba olumlu yorum yapıp 6 vermişsiniz sebebi nedir?
Benim için her zaman Harry Potter seviyesi bir başka olacak onunla kıyaslıyorum ister istemez tüm büyücülük kitaplarını. Yani tamamen benim kişisel zevkimle alakalı bir şey 😅😂
10/10
·264 syf.··
2023 125. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 01:49
" Beni tanıyanlar çılgın bir fantastik okuru olduğumu bilirler. Ama aslında #bilimkurgu da sevdiğimi çok az kişi bilir. Fantastik yazan Türk yazarları artık çoğaldı. Ama bilimkurgu yazabilen Türk yazarı, hem de yabancı yazarlarla rekabet bir elin parmaklarını geçmez bana göre. Fantastik ne kadar bilgi gerektiriyorsa bilimkurgu en az onun kadar bilgi ve hayal gücü gerektirir. Niye bu kadar açıklama yaptığıma sıra gelince, benim işim size kitabın konusunu anlatmak değil. Farklı yönlerini görmenize ufakta olsa katkımın olması. Ve açıkçası aklımda Türk yazarlar tarafundan yazılmış en iyi 3 bilimkurgu kitabın arasına #zihinkütüphanesi 'nin de eklendiğidir. Öncelikle yazar çok donanımlı bir hazırlıkla hikayeyi tasarlamış, bunu görmezden gelmek emeğe büyük saygısızlık olur. Bu donanımı kurguya okuyucuyu bunaltmadan, hatta okuyucuyu kötü hissettirecek sıkıcı bilimsel açıklamalardan uzak bir şekilde aktarmış. Okuduğunuzda satır aralarına bakarsanız, bir maceradan çok olası gerçekliği insanı düşünmeye iten bir yaklaşımla anlattığı fark edeceksiniz. Konu ise yapay zeka üzerine. Hatta benim insan klonlamadan sonra korkunç bulduğum bir konu bu. Ve son olarak hikayedeki gibi teknolojinin bu kadar ileri seviyeye ulaşmamasını dileyerek, dehşet ve ibretle tavsiye ederim.
Zihin KütüphanesiAnıl Şahal · Elpis Yayınları · 202368 okunma
İlk üç kitap arasına girdi demişsiniz diğerleri nedir acaba? Bende severim fantastik ve bilim kurgu.
Olduk olmadık yerde derin bi nefes alan insanlara dikkat edin..Muhakkak bi yerlerde eksik kalan, alamadığı bi nefesi vardır.
Kendimi gördüm.
Bazı sözler bize ayna