Bunun üzerine, kurşunların iz bırakmadan saplandığı hareketsiz bedene dört el daha ateş ettim. Felaketin kapısını kısa kısa dört kez tıklatmıştım sanki.
Bunun benim suçum olmadığını söylemek istedim ama vazgeçtim çünkü bunu daha önce patrona söylediğimi anımsadım. Zaten bir anlamı da yoktu bunun. Ne de olsa insan her zaman biraz suçludur.
Burada nasıl ilerlenir bilir misiniz? Ya dehanın parlayışı ya da ahlaksızlığın kurnazlığı ile. Bu insan yığını içine ya top güllesi gibi dalmalı, ya da bir veba gibi sızmalı. Dürüstlük hiçbir şeye yaramaz.