Tuva

Kendine rastlamadan hiçbir yöne varamazsın. Başkasının parlayan camları aklını çelmesin; bil ki vitrinler hakikati değil, gösterilmek isteneni taşır.
Duygular
birsessizlikhali isimli okura yanıt verildi
Tuva
“Aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır.” Beyazıdi Bestami
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlununun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
Sayfa 165 - Dergâh Yayınları
ahmet isimli okura yanıt verildi
Tuva
ahmet Mutsuzluk ihtimali her senaryoda var mesele hangisinin insanı daha az eksilttiği bence.
Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlununun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
Sayfa 165 - Dergâh Yayınları
ahmet isimli okura yanıt verildi
Tuva
Bu hakikati daha erken bilseydim, kendime başka bir yerden başlardım.
Twitter kullanma kriterleri olmalı:
Son zamanlarda sorulan bazı sorulara ve atılan bazı tweetlere baktığımızda ortak bir sorun dikkat çekiyor: akla ve mantığa dayanmayan, rahatlatıcı ama eksik düşünceler. Üstelik bunlar yalnızca birkaç örnekle sınırlı değil; daha sayılabilecek pek çok benzer tweet de aynı zihinsel dağınıklığın ürünü olarak karşımıza çıkıyor. “Hacca gitmek mi, yoksa o parayı ihtiyaç sahiplerine dağıtmak mı?” şeklindeki sorular, ilk bakışta ahlaki bir hassasiyet taşıyor gibi görünse de ibadetleri birbirinin alternatifiymiş gibi sunan hatalı bir yaklaşım içeriyor. Oysa İslam’da hac, gücü yetenler için farzdır: “Yoluna gücü yetenlerin Beyt’i haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.” (Âl-i İmrân, 97) Sadaka ve yardımlaşma ise süreklilik arz eden ayrı bir sorumluluktur. Birini savunmak adına diğerini değersizleştirmek, dinin denge ve bütünlük anlayışıyla örtüşmez. Benzer bir zihniyet, şu tweette de açıkça görülüyor: “Peygamberimiz Hz. Muhammed bile 40 yaşında peygamber oldu. O hâlde benim için de ‘geç kalmışlık’ diye bir şey yok.” Bu ifade, iyi niyetli gibi dursa da hatalı bir kıyasa dayanır. Peygamberlik, insanın çabasıyla ulaştığı bir aşama değil; tamamen ilahî bir seçimin sonucudur: “Allah, peygamberliği kime vereceğini en iyi bilendir.” (En‘âm, 124) Peygamberlerin hayatı, bireye mazeret üretmek için değil; ölçü, örneklik ve sorumluluk bilinci kazandırmak için anlatılır: “Andolsun, Allah’ın Resûlü’nde sizin için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21) Bu ve benzeri pek çok tweetin ortak noktası şudur: Düşündürmez, rahatlatır. Akletmek yerine gerekçelendirmeyi, yüzleşmek yerine ertelemeyi teşvik eder. Oysa Kur’an, insanı sürekli düşünmeye çağırır: “Onlar Kur’an’ı gereği gibi düşünmüyorlar mı?” (Muhammed, 24) Bu nedenle soru sorarken de, tweet atarken de dikkatli olmak
1000Kitap
Tuva
kesin bir ifade kullanmak istemem sonuçta fetva verecek bir durumda değilim. Ancak dinin ortaya koyduğu genel ilkeleri hatırlatmak mümkündür. İslam’da infak ve yardımlaşma teşvik edilir: Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. (Âl-i İmrân, 92)
Twitter kullanma kriterleri olmalı:
Son zamanlarda sorulan bazı sorulara ve atılan bazı tweetlere baktığımızda ortak bir sorun dikkat çekiyor: akla ve mantığa dayanmayan, rahatlatıcı ama eksik düşünceler. Üstelik bunlar yalnızca birkaç örnekle sınırlı değil; daha sayılabilecek pek çok benzer tweet de aynı zihinsel dağınıklığın ürünü olarak karşımıza çıkıyor. “Hacca gitmek mi, yoksa o parayı ihtiyaç sahiplerine dağıtmak mı?” şeklindeki sorular, ilk bakışta ahlaki bir hassasiyet taşıyor gibi görünse de ibadetleri birbirinin alternatifiymiş gibi sunan hatalı bir yaklaşım içeriyor. Oysa İslam’da hac, gücü yetenler için farzdır: “Yoluna gücü yetenlerin Beyt’i haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.” (Âl-i İmrân, 97) Sadaka ve yardımlaşma ise süreklilik arz eden ayrı bir sorumluluktur. Birini savunmak adına diğerini değersizleştirmek, dinin denge ve bütünlük anlayışıyla örtüşmez. Benzer bir zihniyet, şu tweette de açıkça görülüyor: “Peygamberimiz Hz. Muhammed bile 40 yaşında peygamber oldu. O hâlde benim için de ‘geç kalmışlık’ diye bir şey yok.” Bu ifade, iyi niyetli gibi dursa da hatalı bir kıyasa dayanır. Peygamberlik, insanın çabasıyla ulaştığı bir aşama değil; tamamen ilahî bir seçimin sonucudur: “Allah, peygamberliği kime vereceğini en iyi bilendir.” (En‘âm, 124) Peygamberlerin hayatı, bireye mazeret üretmek için değil; ölçü, örneklik ve sorumluluk bilinci kazandırmak için anlatılır: “Andolsun, Allah’ın Resûlü’nde sizin için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21) Bu ve benzeri pek çok tweetin ortak noktası şudur: Düşündürmez, rahatlatır. Akletmek yerine gerekçelendirmeyi, yüzleşmek yerine ertelemeyi teşvik eder. Oysa Kur’an, insanı sürekli düşünmeye çağırır: “Onlar Kur’an’ı gereği gibi düşünmüyorlar mı?” (Muhammed, 24) Bu nedenle soru sorarken de, tweet atarken de dikkatli olmak
1000Kitap
ahmet isimli okura yanıt verildi
Tuva
Evet, kişi isterse ve imkânı varsa dördüncü kez umreye gideceği parayı böyle bir iş için harcayabilir ya da ihtiyaç sahibine verebilir, dinen ve ahlaken kıymetli bir tercih olur.