Tyler Durden

Tyler Durden

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
2026 10. kitabı
Paul Virilio
8.4/10 · 75 okunma
Reklam
Tüm yapıtları elimizde bulunan başlıca filozoflar Platon (Eflatun) ile Aristoteles'dir. İkisi arasındaki ayrım şudur: Öğretmeni Sokrates'in yolundan giden Platon, kesin ve doğru lüçbir şey olmadığını tüm saflığıyla evetlemiştir. Platon aynı zamanda kafasmda tasarladığı bazı ilkelerle diğer şeyleri açıklamaya çalışmış ve böylece kendisince doğruya yakın görünen şeyleri yazmakla yetinmiştir. Oysa Aristoteles, daha az içten davranmıştır; yirmi yıl çözmezi olduğu Platon'un koyduğu ilkelerden başka ilkesi olmadığı halde onları açıklama biçimini tümden değiştirmiş, üstelik bu ilkeleri doğru ve inanılır varsaydığına ilişkin bir iz bulunmamasına karşın kesin ve doğru olduğunu ileri sürmüştü
Sayfa 34·Kitabı okudu
Diğer tarihçiler, Hıristiyanlığın benimsenmesini zayıflayan bir imparatorluk için bir nimet olarak tanımladılar - hala da öyle tanımlıyorlar. El yazmaları üzerine yakın zamanda yayımlanan bir kitap, Hıristiyanlığa geçişi pragmatik bir sivil yenilenme şeması olarak sunar, barbar saldırıların baskısı altındaki Roma "kimliğini, kendini Hıristiyan olarak yeniden icat ederek korumuştur" diye açıklar. Hıristiyanlık bu anlatılarda, ani bir dayatma değil; özgür kalma, bir rahatlama, bir kurtuluştu. Modern tarihçiler Konstantin'in din değiştirme anını "Zulmün Sonu" olarak kolayca yorumlayabilirler. "Hıristiyanlığın zaferi" ifadesi genellikle eleştirmeden ve olumlu imalarla kullanılır. Bu, kesinlikle doğru değil. On milyonlarca insandan oluşan imparatorluklar, bin yılı aşkın bir süredir gözlemledikleri dinlerini neredeyse bir gecede, hiçbir rahatsızlık duymadan terk etmezler. Roma İmparatorluğu da farklı değildi. Birçoğu isteyerek ve mutlu bir şekilde Hıristiyanlığa intisap etti (bu dönemde "intisap etmek" ne anlama geliyorsa).
Sayfa 109·Kitabı okudu
Kutsal olana saygısızlık asırlarca devam etti. MS beşinci yüzyılda, Atina'daki Akropolis'in en önemli parçası ve imparatorluktaki en ünlü sanat eserlerinden biri olan Athena'nın devasa heykeli, neredeyse bin yıldır nöbet tuttuğu yerden söküldü ve Konstantinopolis'e gönderildi - Hıristiyan şehir için büyük bir başarı, "paganlar" içinse büyük bir hakaretti. Bu lekeleme eylemi Atinalı bir filozofun rüyalarına musallat oldu: Artık evsiz olan Athena'nın kendine sığınmak için geldiği bir kabus gördü. Diğer filozoflar bu saldırgan yeni dine öylesine nefret doluydular ki "Hıristiyan" sözcüğünü bile söylemek istemiyorlardı, onları "hareket ettirilmemesi gerekeni hareket ettiren" insanlar olarak adlandırdılar.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam