Tyler Durden

O halde en azından 1945'ten sonra herkes Nazizmden niye bu kadar rahatsız oluyordu? Cevabı öylesine ortadadır ki görmemek mümkün değildir. Endlösung, yani Nihai Çözüm yüzünden. 1945'ten önce pan-Avrupa dünyasındaki neredeyse herkes açıkça ve mutlu mesut bir halde ırkçı olmasına rağmen, neredeyse kimse bu anti-semitizmin bir Endlösung'la sonuçlanmasını istemiyordu. Hitler'in Nihai Çözüm'ü kapitalist dünya ekonomisi içinde ırkçılığın manasını kesinlikle ıskalamıştır. Irkçılığın hedefi insanları dışlamak, hele hele imha etmek değildir. Irkçılığın hedefi insanları sistem içinde tutmak, ama ekonomik olarak sömürülebilecek ve siyasi günah keçileri olarak kullanılabilecek aşağı insanlar (Untermenschen) olarak tutmaktır. Nazizm'de olan, Fransızların derapage -gaf, savrulma, kontrol kaybı- diyecekleri bir şeydi. Belki de cin şişeden çıkmıştı. Tam Eııdlösuııg noktasına gelene kadar ırkçı olmak gerekiyordu, daha fazla değil. Bu her zaman hassas bir oyun olmuştu ve şüphesiz daha önce de başka derapage 'lar yaşanmıştı - ama asla bu denli büyük bir ölçekte değil, asla dünya sisteminin bu kadar merkezi bir bölgesinde değil ve asla, asla bu kadar gözle görülür biçimde değil.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Reklam
İmparator en başta Las Casas'ın söylediklerinden etkilenip onu Kızılderililerin Koruyucusu ilan etti. Ancak daha sonra konuyu bir kez daha düşündü ve 1550 yılında Valladolid'de, işin temelinde yatan meseleler hakkında Las Casas ile imparatorun bir başka danışmanı Juan Gines de Sepûlveda arasında yapılacak tartışmayı dinleyip bir karara varacak özel bir yargıçlar kurulu toplattı. Las Casas'ın şiddetli hasmı olan Sepûlveda, yerlilere yapılan ve Las Casas'ın itiraz ettiği muameleyi haklı çıkaran dört sav sundu: Onlar barbardılar ve bu nedenle doğal koşulları daha uygar halklara itaatti. Putlara tapıyor ve insan kurban ediyorlardı ki bunlar da doğal hukuka aykırı suçları önlemek için müdahale etmeyi haklı çıkarıyordu. Müdahale masum hayatları kurtardığı için haklıydı. Müdahale Hıristiyanlaştırmayı kolaylaştıracaktı. Bu savlar inanılmaz ölçüde güncel görünüyor. Tek yapmamız gereken, Hıristiyanlık terimi yerine Demokrasi terimini koymak.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Ama Vietnam sadece askeri bir yenilgi ya da ABD'nin prestijine düşen leke değildi. Savaş, ABD'nin dünyanın başat ekonomik gücü olarak kalma yeteneğine büyük bir darbe indirdi. Savaş çok pahalıydı ve ABD'nin 1945 sonrası hayli bollaşan altın rezervlerini neredeyse tüketti. Üstelik ABD bu maliyetleri, tam da Batı Avrupa ve Japonya ciddi bir ekonomik yükseliş yaşarken karşılamak durumunda kaldı. Bu koşullar ABD'nin küresel ekonomi içindeki üstünlüğünü sona erdirdi. Bu üçlünün mensupları, 1960'ların sonlarından beri ekonomik bakımdan birbirine neredeyse eşitti, her biri belli dönemlerde diğerlerinden daha iyi bir performans göstermekle birlikte hiçbiri çok öne çıkmıyordu.

Tyler Durden

, bir kitap okudu
Puan vermedi·270 syf.·
2025 43. kitabı
Düşünme özgürlüğünün gerekli olmasının tek ya da başlıca nedeni, büyük düşünürler yaratmak değildir elbette. Tam tersine, ortalama insanların ulaşabileceği zihinsel düzeye ulaşmalarını sağlamak en az o kadar, belki de daha çok gereklidir. Genel bir zihinsel kölelik ortamında büyük bireysel düşünürlerin çıktığı olmuştur ve bundan sonra da çıkabilir. Ama böyle bir ortamda bütün bir halkın zihinsel olarak etkin olduğu görülmemiştir, görülemez de. Tarihte bir halkın böyle bir karaktere yakınlaşması, heterodoks akıl yürütme korkusunun bir süreliğine askıya alınmış olmasındandır.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Reklam