Tyler Durden

Mısırlılardan Yunanlılara geçmiş eski bir geleneğe göre bilimleri icat eden, insanların rahatına düşman bir tanrıdır.! Demek ki Mısırlılar, kendi yurtlarında doğan bilimler hakkında hiç de iyi bir düşünce beslemiyorlardı: Çünkü onlar bilimlerin hangi kaynaklardan çıktığını yakından görmüşlerdi. Gerçekten ister dünyanın eski tarihlerini karıştırın, ister şüpheli belgeleri felsefe yoluyla aydınlatın, insan bilgilerinin sanıldığı gibi güzel bir kaynağı olmadığını göreceksiniz. Astronomi, boş inançlardan doğmuştur; güzel söz söylemek hırstan, kinden, dalkavukluktan, yalandan; geometri cimrilikten; fizik, boş bir meraktan ve hepsi birden, hatta ahlak bile, insanın kendini beğenmesinden doğmuştur. Demek ki bilimleri ve sanatları doğuran bizim kötü yanlarımızdır; iyi yanlarımızdan doğsalardı meziyetlerinden daha az şüphe ederdik.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Reklam
Ben yalnız bir düşüncemi ekleyeceğim: Uzak ülkelerden birinde oturan bir adam bizdeki bilimlerin durumuna, sanatlarımızdaki gelişmeye, sahne eserlerimizdeki inceliğe, davranış ve eylemlerimizdeki nazikliğe, sözlerimizdeki sürekli iyilikseverlik belirtilerine, sabahtan akşama kadar birbirlerine iyilik yapmaya uğraşır görünen, her yaştan, her sınıftan insanların gürültülü kaynaşmasına bakarak, biz Avrupalıların ahlakı üzerine bir fikir edinmeye çalışırsa, bu yabancının varacağı fikir gerçeğin tam tersi olacaktır. Hiçbir etkinin bulunmadığı yerde etken aramaya gerek yoktur; ama burada etki ortadadır; bozulma gerçekten vardır; bilimlerimiz ve sanatlarımız geliştikçe ruhlarımız bozulmuştur. Bu yalnız bizim çağımıza ait bir felaket midir, diyeceksiniz. Hayır baylar! İnsandaki gereksiz merakın doğurduğu kötülükler, yeryüzü kadar eskidir. Nasıl okyanus sularının alçalıp yükselmesi gece bizi aydınlatan gezegenin düzenli etkisine bağlıysa, namus ve ahlakın akıbeti de bilim ve sanatların gelişmesine bağlıdır. Onların· ışıkları ufkumuzda yükseldikçe erdemin kaybolduğu görülmüş ve aynı olay her çağda, her yerde olmuştur.
Sayfa 11·Kitabı okudu

Tyler Durden

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2025 46. kitabı
Jean-Jacques Rousseau
7.3/10 · 2.041 okunma
Son olarak, değerlerde tarafsızlığa geliyoruz. O delişmen, geçim siz ve sözde-zeki grubu, yani entelektüelleri kısıtlamak için yaratılmış bir kavramdır bu. Teoride, bütün araştırmacılar ve bilimciler kendilerini soyut doğruluğa adamışlardır ve hikâyeyi gerçekte nasılsa o şekilde anlatırlar, çünkü araştırmaları dünyayı anlamalarını sağlamaktadır. Araştırma konularını sadece içsel bilimsel ya da akademik değerlerini düşünerek, araştırma yöntemlerini de geçerlilik ve güvenilirliklerini göz önünde bulundurarak seçtiklerini iddia ederler. Kamu alanı için geçerli hiçbir sonuca ulaşmazlar. Hiçbir toplumsal baskıdan korkmazlar. Ulaştıkları sonuçlan veya bunlarla ilgili raporlarını düzeltirken mali ya da siyasi hiçbir baskıyı dikkate almazlar. Bu güzel bir peri masalıdır, ama belli bir süre bir üniversitede ya da bir araştırma kurumunda bulunup da buna hâlâ inanan biri, kendisi farkında mıdır bilinmez ama, naif biridir.
Sayfa 164·Kitabı okudu