Bu kitabın ne özelliği vardır ki, ilk basımından neredeyse elli yıl sonra Amerika’da (1965) ve hemen hemen aynı dönemde (1964) Almanya’da yeniden yayımlanmıştır? Gerçekte, bu kitap -sansasyonel bir havaya bürünmeyen- bir ifşa kitabıdır. Fakat ifşaları insanın doğal eğilimlerine, insanın kendi, imgesine öylesine aykırıdır ki, yayımlanışından uzun bir süre sonra bile hâlâ yepyenidir ve entelektüel düşün tarafından hâlâ özümsenememiştir. Lippmann, modern dünyada insanların nasıl bilgi edindiği, yargı oluşturduğu ve buna göre davrandığı hakkında kendimizi nasıl rasyonelce kandırdığımızı ortaya koyar: Gerçekliği nesnel bir biçimde kavrayabilmek için, medyadan da yararlanarak, bilim adamları gibi sürekli bir çaba, cesaret ve hoşgörüyle gözlemleyerek, düşünüp yargılayarak kanaat oluşturduğumuz sanısı doğru değildir.