Tyler Durden

Öteden beri de bir hükümdarın kendi iradesini (Çin ve daha sonraki Roma İmparatorluklarındaki gibi) zorla kabul ettirmesi dışında, zaferden emin, hareketli, güçlü kuvvetli erkeklerin savaştan hoşlanması, kadınların ise onların yiğitliklerine hayranlık duyması olgusu her zaman savaşı kolaylaştırmıştır. Savaş başlangıçtaki ilkelliğinden çok uzaklaşmış olmakla birlikte, çok eski zamanlardan kalma bu güdüler hâlâ yaşamaktadır ve savaşların durmasını isteyenler bunu hatırlarından çıkarmamak zorundadır.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Geçmişte ufak bir aylak sınıf, büyük bir çalışan sınıf vardı. Aylak sınıf, toplumsal adalet açısından hiç de hak etmediği imtiyazlardan yararlanıyordu; dolayısıyla bu sınıf ister istemez baskıya yöneliyor, nefret uyandırıyor ve imtiyazlarını haklı gösterecek kuramlar icat etmek zorunda kalıyordu. Bu olgular aylak sınıfın mükemmelliğini büyük çapta azaltmış, ama bu gerilemeye rağmen, bizim uygarlık dediğimiz şeyin hemen hemen tümünü bu sınıf yaratmıştır. Sanatı geliştiren, bilimleri bulan bu sınıftır; bu sınıf kitaplar yazmış, bu sınıf felsefeler ortaya atmış ve toplumsal ilişkileri bu sınıf inceltmiştir. Hattâ baskı altındakilerin kurtuluşu bile genellikle yukarıdan aşağı doğru gelişmiştir. Aylak sınıf olmasa, insanlık barbarlıktan hiç kurtulamazdı.
Sayfa 21·Kitabı okudu

Tyler Durden

, bir kitap okudu
Puan vermedi·199 syf.·
2025 30. kitabı
Bertrand Russell
8.4/10 · 1.594 okunma
Propagandanın, şimdi uygulandığı şekliyle, birbirinden çok farklı iki kötülüğü vardır. Bir kere, ciddi kanıtlar öne sürmekten çok, inançlarımızın irrasyonel kaynaklarını harekete geçirir. İkinci olarak da para veya güç kullanarak en çok reklam yapana haksız bir üstünlük sağlar. Bana gelince, ben propagandanın mantıktan çok duygulara hitap ettiği konusunun gereğinden çok abartıldığını sanıyorum
Sayfa 159·Kitabı okudu
Eğitimden sorumlu bürokratların gençlerin eğitilmesini arzuladıkları sanılmamalıdır. Tersine, onların sorunları, zihinsel yetenek kazandırmaksızın, sadece bilgi aktarmakhr. Eğitimin iki amacı olmalıdır: Birincisi okuma-yazma, dil bilgisi, matematik gibi alanlarda kesin bilgiler vermek; ikincisi de, kendi başlarına bilgi edinmeye ve sağlıklı değerlendirme yapmaya olanak veren zihinsel alışkanlıklar kazandırmaktır. Bunlardan birincisine bilgi, ikincisine de zeka [intelligence] diyebiliriz. Bilginin gerek teorik gerek pratik yararlılığı, bilinen bir şeydir. Okumuş bir halk olmadan modem devlet olanaksızdır. Ancak, zekanın sadece teorik yaran olduğu, pratik bir yaran olmadığı kabul edilmektedir
Sayfa 157·Kitabı okudu