Tyler Durden

Bil ki, şehirlerdeki kıt akıllı kimselerden çoğu, kazanç elde etmek için toprağın altındaki malları (define ve hazineleri) çıkartmaya çok düşkündürler. Bu kimseler geçmiş milletlerin hazinelerinin tamamının toprağın altında olduğunu, hepsinin de tılsım ve sihirle mühürlenmiş olduğunu sanırlar. Yine bu tılsımlı ve büyülü mühürleri ancak o bilgilere sahip olan kişilerin çözeceğini düşünürler. Onun için de buhur (tütsü), dualar ve kurbanlar hazır ederler.
Sayfa 527·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Diğer taraftan devletin güçlenip hükümdarlık özelliklerine bürünmesiyle, başkanlık için çekişmeler ve birbirini öldürmeler başlar. Bu amaçla hükümdar kendisine rakip olacağından korktuğu emirleri ve ileri gelenleri öldürür. Böylece hükümdar ileri gelen kalifiye adamlarını kaybeder. Geriye buyruk dinleyen tebaa kalır. Bu ise devletin hızını keser ve gücünü köreltir. Böylece devletteki ilk bozulma olan askeri bozulma başlar. Sonra israfta hiçbir sınırın tanınmadığı harcamalar yapılır. İnsanlar en güzel yemekleri yemek, en güzel giysileri giymek, görkemli saraylar yaptırmak, süslü ve pahalı silahlar kuşanıp, yine bu özelliklerdeki atlara binmek için birbiriyle yarışırlar. Sonunda devletin gelirleri, giderleri karşılayamaz hale gelir ve böylece devletteki ikinci bozulma olan mali bozulma başlar.Bu iki bozulma devletin kendini savunmaktan aciz hale gelmesine ve yıkılmasına yol açar. Bazen devlet içindek
Sayfa 395·Kitabı okudu
Bir adam Hz. Ali'ye şu soruyu sordu: Müslümanlann neyi var ki Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in halifelikleri hususunda anlaşmazlığa düşmediler de senin halifeliğinde anlaşmazlığa düştüler. Hz. Ali şu cevabı verdi: "Çünkü Ebıi Bekir ve Ömer benim gibilerin idarecisiydi; ben ise senin gibilerin idarecisiyim." Hz. Ali bu sözüyle insanlar üzerindeki dinin yönlendiriciliğini kastediyordu.
Sayfa 297·Kitabı okudu
Bazen de devlet yönetiminde etkisiz hale getirilen hükümdar her şeyin farkına varır ve başkalarının kendisi üzerindeki etkisinden kurtularak idareyi tekrar eline alır. Onların etkisinden kurtulması ya onları öldürmek, ya da onları sadece bulundukları makamlardan olmak suretiyle olur. Ancak başkalarının etkisi altına girmiş hükümdarların bu durumdan kurtularak tekrar idareyi ellerine almaları çok az görülen bir durumdur. Çünkü üstünlük ve devletin idaresi bir kere vezirlerin ve diğer idarecilerin eline geçtimi, artık bu durum devam eder ve bundan kurtulmak son derece az görülür. Çünkü zaten bu durum daha çok hükümdar çocuklarının lüks ve sefahat içinde yetiştiği, zevk ve eğlencelere daldıkları dönemlerde görülür. Artık kahramanlık dönemlerini unutmuşlar, süt annelerin ve dadıların verdikleri terbiyeyle büyümüşler ve bu ahlaka alışmışlardır. Ne başkanlık için mücadele ederler, ne de üstünlüğü ve idareyi ele almaya bilirler. llgilendikleri tek şey her türlü nimetler içinde zevk ve arzularını tatmin etmektir.
Sayfa 262·Kitabı okudu
Yine şehirleşme konusunda bahsedileceği gibiSI lüks, insanlarda meydana getirdiği pek çok kötü alışkanlıklarla insanların ahlakını bozar. Evet, lüks, devletin (devlete ulaşmanın) alameti olan iyi özellikleri insanlardan götürür ve onları Allah'ın "yıkılışın ve çöküşün alametleri" kıldığı kötü özellikler ile donatır. Böylece kötülükleri esas alan devlet günden güne zayıflar, yaşlılık döneminde görülen müzmin hastalıklara yakalanır ve nihayet ortadan kalkar.
Sayfa 239·Kitabı okudu