Tyler Durden

Yönetimler cezalandırma (zulüm} esasına dayanırlarsa, bu durumda insanların cesaretleri büsbütün ortadan kalkar. Çünkü insanların zulme maruz kalmaları ve zulüm karşısında kendilerini savunamamaları, onları cesaretlerini ve güçlü kişiliklerini yitirecekleri zelil bir duruma düşürür. Ancak yönetimler cezalandırma yerine, yola getirme ve öğreticiliği esas alırlarsa ve erken dönemlerden itibaren bu usulü benimserlerse, yine korku ve itaat üzere yetişmeye bir miktar etkisi olur, ancak kendine güveni ortadan kaldırmaz. İşte bütün bu sebeplerden dolayı, badiyelerde toplumdan uzak yaşayan bedevi Araplar, şehirlerde idarecilerin yönetimleri altında yaşayanlardan çok daha cesur ve kendilerine güvenen kimseler olmaktadırlar. Aynı şekilde ilim ve meslek öğreniminde mürebbilerin denetim ve idaresi altında bulunanların da cesaretlerinden çok şey kaybettiklerini ve neredeyse herhangi bir şekilde kendilerini savunamayacak bir hale geldiklerine şahit olmaktayız. Büyük üstadların ve imamların vakar ve heybet dolu meclislerinde eğitim gören ve ilim öğrenen talebelerin durumu böyledir.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Siyahiler aşırı sıcakların bulunduğu kuşaklarda yaşadıklarından, hararet onların mizaçlarına ve tabiatlarına hakim olmakta ve ruhları da bedenlerine ve yaşadıkları kuşağa göre ısınmaktadır. Sonuçta onların ruhları, dördüncü kuşakta yaşayanlara göre çok daha hararetli ve gevşemiş olmaktadır. Ve bu durum onların çok daha hızlı bir şekilde sevinip neşelenmelerini sağlamaktadır. Yeğnilikleri ve eğlenceye düşkünlükleri de bunun bir sonucudur. Deniz kenarındaki bölgelerde yaşayanlar da belli bir ölçüde siyahlar gibidir. Çünkü buralarda denizin güneş ışınlarını yansıtması sonucu hararet katlanarak artar ve bu hararete bağlı olarak oralarda yaşayanların sevinç ve yeğnilikteki payları da, tepeliklerde ve dağlık bölgelerde yaşayanlara göre daha çok olur.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Bize gelen haberlere göre, bu yüzyılın ortalarında Frenk gemileri bu adalara uğramışlar, orada yaşayanlarla savaşıp onları yenmişler ve esirler almışlardır. Bu esirlerden bazılarını Uzak Mağrib sahillerinde satmışlar ve esirler sultanın hizmetine girmiştir. Arapçayı öğrendikten sonra, adaların durumu hakkında bilgi vermişlerdir. Ziraat için boynuzlarla toprağı sürdüklerini, topraklarında demir bulunmadığını, geçimlerini arpa ile sağladıklarını, hayvancılık olarak keçi beslediklerini, savaşlarda taş kullandıklarını ve taşları arkaya doğru fırlattıklarını, ibadetlerinin güneş doğarken ona secde etmek şeklinde olduğunu, hiç bir dini bilmediklerini ve kendilerine her hangi bir tebliğ ulaşmadığını söylemişlerdir
Sayfa 90·Kitabı okudu
Belki onlar bu konuda konunun hakkını vererek bazı eserler yazmışlardır, ancak bunlar bize ulaşmamıştır. Çünkü ilimler çoktur ve farklı toplumlarda çok sayıda filozof vardır. O toplumlardan bize ulaşmayan ilimler, ulaşanlardan daha çoktur. Fars toprakları fethedildiğinde, Hz. Ömer'in yok edilmesini emrettiği Farsların ilimleri nerede? Kildanilerin, Süryanilerin ve Babillilerin ilimleri ve bunların eserleri ve sonuçları nerede? Kıbtllerin ve onlardan öncekilerin ilimleri nerede? Bize tek bir milletin, özellikle (eski) Yunanlıların ilimleri ulaşmıştır. Bunun sebebi de Halife Me'mun'un büyük paralar harcayarak ve çok sayıda mütercim görevlendirerek onların kitaplarını dilimize çevirtmiş olmasıdır. Bunun dışında diğer milletlerin ilimlerinden bir şey bilmiyoruz.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Çağımızda da, mevcut veya yakın geçmişteki devletler hakkında konuşanların, Müslüman ve Hıristiyan askerlerin sayısından, hükümdarların mallan ve topladıkları haraçlardan ve lüks içinde yaşayan zenginlerin harcadıkları paralardan bahsettiklerinde, rakamları alabildiğince abarttıkları ve şaşkınlık yaratıcı dedikodulara kulak vererek alışılmışın dışında şeyler söyledikleri görülür. Ancak askerlerin kayıtlarının tutulduğu divanlar incelendiğinde, zenginlerin sahip oldukları mal ve servetlerin gerçek durumu öğrenildiğinde ve lüks içinde yaşayanların harcamaları bilindiğinde, abartılarak söylenen rakamların onda birine bile ulaşmadığı ortaya çıkar. Bu abartıların sebebi nefsin garip şeylere olan ilgisi, abartılı ifadelerin dile kolay gelmesi ve haberlerin iyice araştırılıp tenkit edilmemesidi
Sayfa 34·Kitabı okudu