Gerçekten cezalandırıldığımızı mı sanıyorsun? Bize anlatılan cehennem, yaratıcının çektiği acının çok basit bir tercümesi. Bir kitabın içindeki kahramanlar acı çekerler mi gerçekten? İşte o kadar çekiyoruz biz de... Her şey sayfalarda yazıldığı kadar gerçek. Asıl olan o kitabın yazarının çektiği acıdır. Yaratıcının yaşadığı tecrübelerden başka bir şey değiliz. Hayal ürünüyüz ve onun hayaliyiz. Hepimiz bir başkasının o hiç tanımadığımız ve asla da tanıyamayacağımız yaratıcının rüyasından başka bir şey değiliz. Büyük bir rüyanın içindeyiz.
Harika bir kitaptı diyerek başlamak istiyorum. Bu aralar özellikle sosyal medyada ayfer tunç için "geveze" deniyor. Onun alametifarikası bu zaten, onu bu gevezeliği nedeniyle severek okuyorum.
Bir ailenin 4 kuşak kadınlarını okuyoruz (anneannenin annesi, anneanne, anne ve kız). Başkarakter kız, onun ağzından hem kendi hem de ailesinin kadınlarının açmazlarını, yaşadıkları vurucu zorlukları ve hayata direnişlerini çok etkileyici bir dille anlatmış yazar. 4 kuşağın da birbirinin ayak izlerine basarak benzer yollardan gitmeleri beni çok etkiledi. Farklı şekillerde hayata direnmeleri, erkeklerden darbeler yemeleri, yine de var olma işini becerebilmeleri çok ama çok vurucuydu.
"Kapak Kızı" gibi bir üçlemeye dönüşeceğini düşünüyorum bu kitabın. Özellikle eyşan ve esme'nin belki "Yeni Osman" diyebileceğimiz E.'nin hikayelerini müstakil bir kitapta okuyabiliriz.
Okuyun, okutun derim