Dostoyevski'nin bu kitabında hapishane yaşantısının gündelik olarak günlerinin nasıl geçtiği geçim kaynaklarından vakit gecirebilcekleri işlere kadar ayriettende ordaki insanlarla olan ilişkilerinden ayrıntılı bir şekilde bahsediyor bana hitap etmedi şahsen okurken sıkıldım ama kötü bir kitapta diyemem
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Günümüzdeki aşk kavramından çok uzak bir şekilde gerçek aşkın derinlemesine işlendiği sevdiği kadın adına ölmeyi dahi seçmiş bir ana karakterin yaşantısını konu alıyor
Kendine biçtiği değeri bile lotte'nin kendisini sevip sevmemesi ile belirleyen werther lotte'nin eşi albertten dolayı aşkının imkansızlığının farkına varıp kendisinden uzaklaşma kararı alıyor ama bu karar sonucunda hayatın sevdiği kadınsız bir anlam içermediğini tamamıyla hissettikten sonra lotte'nin yanına geri dönüyor werther'in bu duygularından rahatsızlık duyan albert lotte'ye bu durumu dile getiriyor ancak lotte düzgün bir şekilde wertherin sonsuz aşkı dolayısıyla aralarına mesafe koymayı başaramiyordu werther bir gece lotte ile yaşadıkları duygusallık sonrasında yakinlastiklarinda lotte kendisini odasına kitleyip beni bir daha göremiyeceksin dedikten sonra werther oan kalbinden vurulmuştu ve kendi evine döndüğünde werther kendisini albertten aldığı silahla hayatını sonlandirmisti
Gerçek sevginin aşkın çok güzel işlenip wertherin inanılmaz tutkulu sevgisini çok güzel bir şekilde hissettirmeyi başarıyor kitap
Başlangıçta yetimhanede yetişip büyüyen bir çocuğun o dönemki anılarını anlattığını düşünmüştüm ama sonradan anladım ki aslında herbiri insanların gözünde yaşamdan soyutlanması gereken organ kaynakları olarak görülen çocukların çoğu şeyden habersiz yetiştirilmeleriydi
Toplumun bencil düşünceleri aslında empati duygusundan yoksun olduklarını gösteriyordu ama belkide empati yapanlarında içi acıdığı için kendilerini avutabilmek adına hepsine tiksinilecek varlıklar gözüyle bakıyorlar ve topluma katılmalarına karşı çıkıyorlardı çünkü onların hastalıklarına deva olmaları yeterdi organlarını bağışlamaları sayesinde kendi hayatlarının kurtulması önemliydi ama yetiştirilen çocukların hayatları onlar için hiçbir şey arz etmiyordu
Kitap okunması gereken bir kitap olmakla beraber empati yapmanın önemini anlatan bir kitap tek amaçları organlarının bağışlanması için büyütülen çocuklardan biri olan Katty'nin bağışçı olmadan önce çocukluğundan şuanki bakıcılık dönemine kadarki anılarını yaşantılarını ağzından dinliyoruz ve kitabın son cümlesi de tüm kitabı özetler şekilde
"Sadece biraz bekledim,sonra arabaya döndüm;nerede olmam gerekiyorsa oraya gitmek için."
Çünkü hiçbir zaman hayatlarında kendi kararlarını alabilmenin ne demek olacağını bilemiyeceklerdi doğumlarından beri belirlenilmişti çünkü gelecekleri
İtfaiyeciler'in devletin himayesi altında insanların farkındalık kazanamamaları ve içi boş bir kutu gibi kolayca yönetilebilmelerini sağlamak adına onların düşünmeye ayıracak boş vakitelerini ellerinden alıp verilen derslerin onlara göre ayarlanıp en önemlisi ise kitap bulundurmak ve okunmasının yasaklanıp bulundurulan yerlerin ise itfaiyeciler tarafından yakılması emrediliyor ana karakterin ise komşusu sayesinde bu duruma ayıkmaya başladıktan sonra şait olduğu bir olay sonrasında kitapların yakılmasının neden bukadar önemli olduğunu sorgulayıp bu işin peşinden gidiyor
Kitap cidden kaliteli bir kitap lakin sevmediğim iki yönü var bunların birincisi üsteki insanların yöneticilerin derin işlenmemesi ve tam anlamıyla bize tanıtılmaması evet insanlar bir sistem altında hepsi baştakilerin istekleri doğrultusunda yönetildiğinin farkına varıyoruz ama bu baştakilerin kim olduğu bize tanıtılıp işlenmiyor
İkincisi ise kitap bariz bi sonla bitmiyor yani ana karakterin hedefledikleri planın nasıl bir sonuca varıcağını ve ilerde nasıl sonuçlanacağını malesefki bilemiyoruz
Onun dışında kitabı tamamıyla beğendim bence bir farkındalık kazanabilmek için heleki ülkemizde herkesin okuması gereken bir kitaptır bence