Umut

Ben seni tanıdıktan sonra yaşamağa başladım...
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tenin açlığı, ruhun açlığı ve anlaşılmayan bir kalp ve anlaşılmayan bir kafa ve anlaşılmayan bir vücut. Bir pansiyon odasındadır, koca şehirde yapayalnız. Dehâsıyla yalnız, kültürüyle yalnız, ıstıraplarıyla yalnız. 13 ikinci kânun 1942 ve tahta kapıyı yumruklayan eller, soğuk bir kış günü. Sırtında paltosu var mıydı hatırlamıyor. Belki bir dosta bir kadeh rakı ısmarlamak için satmıştı. Bütün hayatı vermekle geçti; bilgisini, zamanını, kalbini. Başkalarında yaşadı, başkaları için yaşadı. Kendisinin olmayan bir dâvâ yüzünden damgalandı ve uğrunda çarmiha gerildikleri onu taşladılar. Hayatı bir delinin yazdığı hikâye. O çakalların bile içmediği bir kaynak...
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Kadınlar, bir karar verene kadar acınası bir tereddüt içinde kalırlar, boşa koyarlar dolmaz, doluya koyarlar almaz ama bir şeyi kafalarına koydular mı, erkeklerin aksine sağa sola bakmaz, ceillères takmış at gibi, sadece önlerine bakarak dörtnala koşarlar. Temkinli bir erkek, her kaygı duyduğunda kendi yoluna engeller koyar ancak bir kadın için o engeller birer kürdandan farksızdır. Hatta bazen erkeklerin cüret edemediği şeylere cüret edip umulmadık başarılar kazanırlar.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Eğitimciler, hülya kurmanın önüne geçmek için gençlerin yattıktan sonra uyumadan vakit geçirmesini veya uyandıktan sonra döşekte kalmasını yasaklarlar. Çünkü genç bir beden sıcak yorgana gömüldüğünde, ateşte açan zehirli çiçekler misali zihninde seraplar filizlenir.
Sayfa 118·Kitabı okuyor
Her kadının gönlünde istediği hâlde almayı amaçlamadığı bazı eşyalar vardır... Mesela güzel bir saat ya da yüzüğü vitrinine koymuş bir dükkânın önünden geçerken kadınlar dönüp o eşyaya bakarlar. Mahsus o eşyaya bakmak için o dükkânın önünden geçmezler. Ama başka bir amaçla bir yerlere giderken yolları oraya düşerse vitrine bakarlar. Eşyaya duydukları arzuyla onu almaya yeltenmeyerek kabul ettikleri yenilgi, bir araya gelerek tatlı bir hüzün duygusuna dönüşür. Kadınlar bu duygudan keyif alırlar. Buna karşılık, kadın sahiden almak istediği şeyi elde edemezse şiddetli bir ıstırap hisseder. Hatta o ürün kadına rahat vermez ve onu daima rahatsız eder. Ürünün birkaç gün sonra indirime gireceğini bilse de beklemeye tahammülü yoktur. Havanın sıcak, soğuk, yağmurlu olmasına aldırış etmez, elde etme dürtüsü bir kez uyandıysa gecenin körü de olsa gider o şeyi alır. Dükkânlardan eşya çalmayı huy edinmiş kadınlar da aslında farklı kumaştan dokunmuş değildir. Sadece istenen ama elde edilmesi gerekmeyen şeylerle elde edilmesi gereken şeylerin ayrımını tam yapamazlar.
Sayfa 108·Kitabı okuyor