Umut

İnsan, tabiatın ne garip oyuncağıdır.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan uygarlık dünyasının lezzetlerine ne kadar alışık olsa da yine arada sırada ilk hali olan kırlarda oturma eğilimini bütün bütün aklından çıkaramıyor. Şimdi gurup zamanı bir su başında, bir çimenlikte, bir ağaç altında oturup da doğanın o yüce hüznünü seyretmek şehirlerin, evlerin hangi eğlencesine tercih olunmaz? Ara sıra beldelerin o iğrenç havasından, uygunsuz manzarasından kaçar; rüzgârın, çiçeklerin gözeneklerinden henüz kurtulmuş parçalarıyla soluk almayı nasıl olur da gönül istemez? Kırların birbirine benzemez nice yüz bin renk ve şekillerine dalmayı hangi bakış vardır arzu etmez?
Sayfa 6·Kitabı okudu
https://youtu.be/mTBDVFP35pQ?si=S2McNdVWxowOfGHD
Akşam olur mapushane kilitlenir Kimi kağıt oynar, kimi bitlenir Kiminin temyizden evrakı gelir Düştüm bir ormana yol belli değil Yatarım yatarım gün belli değil. Mapushane içinde üç ağaç incir Kolumda kelepçe boynumda zincir Zincir sallandıkça her yanım sancır Düştüm bir ormana yol belli değil Yatarım yatarım gün belli değil.
... Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza. Henüz dinlemedin benden türküler. Benim aşkım uymaz öyle her saza. En güzel şarkıyı bir kurşun söyler. Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza. ... Sezai Karakoç
... Erzurum garında banklar üstünde, Uyku tutmuyor karanlıkları. Yitik düşlerimi kovalıyorum. Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum. ... 23.03.26 / 03.04