Put diken, puta tapmayı hortlatan, puta tapan asırdır bu asır.
İnsanlığın en büyük yanılgısı, ortak sevgi ve saygı alanında oldu çağımızda. İnsan, kalbinin bağını Tanrı'dan kopararak eşyaya, güçlü görülen insanlara, düşüncelere ve sistemlere bağlıyor. Bu bağlanışı, şöyle veya böyle ölçülü bir bağlanış sanmayın. Bu, aklın veya sağduyunun kabul edeceği veya mazur göreceği bir ilgi değil, irrasyonel bir bağlanış, âdeta bir tapıştır. İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde.
Aslında insanın kendini veya başkasını putlaştırması, sonuç olarak, aynı yere çıkar: şifası güç bir aşağılık duygusu saplantısına.
Bizler birey olmanın ağırlığını taşıyamadığımız için aile olmanın sorumluluğunu da taşıyamıyoruz. Aile olmanın bireysel yaşamdan, kişisel özgürlüklerden farklı olduğunu algılayamıyoruz. Kendi sorumluluklarını tam olarak yerine getiremeyenler başkalarının mesuliyetini ağır bir yük olarak görürler ve bu yük karşısında ezilirler..
Karı koca olmak kadın erkek olmaktan farklıdır.
Anne baba olmakta karı koca olmaktan farklıdır.
Aile olmak bunların hepsini kapsayan ve bunlarla birlikte hareket eden bir tercihtir. Çünkü iyi bir insan değilseniz iyi bir eş olamazsınız, iyi bir eş değilseniz iyi bir anne - baba olmanız da zordur.
Herkes yerini ve değerini bilseydi zamanında, baba babalığının ağırlığını kaldirabilseydi anne anne olmanın tadını ya da anlamını bir taşıyabilseydi yani ebeveynler aile olmanın tadını ya da anlamını bir anlayabilseydi bu kadar dağılmayacaktı yuvamız..