- Tartsan kimbilir kaç dirhem gelir, dedi, insan yüreğiyle insan beyni.. Ama kişiler ne çekerse o beyinle o yürek yüzünden çeker. Halbuki bir kedinin karnını bile doyurmaz tümü.
Kaçan askeri bilir misin sen? Onu durduracak yürekle bilek ister. Korku bir kere sardı mı, panik başladı mı, öleceğini bilse yüz geri etmekten kolay kolay caymaz asker. 4. orduyla 8. ordu böyle olmuştu işte. Suriye cephesinde yalnız bizim ordumuz kalmıştı, Mustafa Kemal'in ordusu!
Halep'te sokak savaşları da yaptık, Mustafa Kemal Paşa da katıldı buna. Sonra da Halep'in kuzeyinde İngiliz ve Arapları öyle bir yenilgiye uğrattı ki Sarı Paşa, kaçanların arkasından kurşun bile yetişmezdi.Tüfek atmaya bile gücü kalmayan bir askerle Türk'ün son savaşı ve son zaferi olmuştu bu!..
O gün, "Yeni Paşa geliyor" dediler.. Hep sıralandık. Birden O'nunla karşılaştım, benim yarbayım, Çanakkale'deki tümen kumandanım Mustafa Kemal'di bu. Paşa olmuştu, 7.ordu kumandanıydı. İçim eridi O'nu görünce... Sarı Paşa biraz sararmıştı ama, gözleri yine insanın kalbini deliyordu.
Ben savaşın nasıl olduğunu bilirim. Kimlerin elinde nasıl savaşışığını yakından gördüm. Yaşarsam daha da göreceğim. İnsan savaşırken ardından emin olması gerekir! Çünkü günün birinde geri dönerse şayet, yenilmiş olsa bile, kendisini avutacak, yaralarını saracak bir kuvvetin varlığına inanmalıdır o savaşçı! Nerede, söylesene bana, nerede o kuvvet? En ufak bir zafer hissesini bile hakkı olmayanlar paylaşırken, insan göğsünü seve seve düşmana siper edemez! Hayalle kurtarılmaz bu topraklar, bunu kafana sok!