Açlığı şah yapmış piyonlar gördüm
İbrahim'in ateşine odun atıp ağlıyorlardı
Nabzı yüksek bedenlerde tanıdım ölümü
Birkaç metelik için gençliklerini defnediyorlardı
Önümde anlamlandıramadığım bir trajedi
İsimler, şehirler, her saniye ayrı bir palavra
Üzerime kangren olmuş deli gömleğini yırtamıyorum
Tanrım
Her gün aynı araf
Hani yalancının mumu yatsıya kadar yanardı
12'den sonra büyü bozulmaz mıydı
Kendimce yarattığım küçük insancıklara sarılıyorum
Şu kası da ittirdik mi tamamdır
En samimi ben gülüyorum
Şarkılara hürmeti kalmamış ruhlar gördüm
Rengarenk günlükler yırtıyorlardı
Kendini nimetten sayan korkuluklarda tanıdım riyayı
Özgür başak tarlalarını parselliyorlardi
Arkamda asla gülemediğim bir komedi
Gözler, gülüşler, hepsi ayrı bir palavra
Söylemeye dilim varmıyor ama, neyse
Eski bir şiir tamamlanıyor içimde
Başım daha fazla gömülüyor yastığa
Bu masalın sonu güzel bitecek
Biliyorum
Ama kalemler çekilecek, kılıçlar kuşanılacak
Belli, yanaklara çok toprak akacak
Örümcek gibi küçükler ama
En derin ateşi aptallar yakacak