Olur Öyle Şeyler

Olur Öyle Şeyler
@UcubeBrain
Ilık olduğumuz doğrudur
piyes
Açlığı şah yapmış piyonlar gördüm İbrahim'in ateşine odun atıp ağlıyorlardı Nabzı yüksek bedenlerde tanıdım ölümü Birkaç metelik için gençliklerini defnediyorlardı Önümde anlamlandıramadığım bir trajedi İsimler, şehirler, her saniye ayrı bir palavra Üzerime kangren olmuş deli gömleğini yırtamıyorum Tanrım Her gün aynı araf Hani yalancının mumu yatsıya kadar yanardı 12'den sonra büyü bozulmaz mıydı Kendimce yarattığım küçük insancıklara sarılıyorum Şu kası da ittirdik mi tamamdır En samimi ben gülüyorum Şarkılara hürmeti kalmamış ruhlar gördüm Rengarenk günlükler yırtıyorlardı Kendini nimetten sayan korkuluklarda tanıdım riyayı Özgür başak tarlalarını parselliyorlardi Arkamda asla gülemediğim bir komedi Gözler, gülüşler, hepsi ayrı bir palavra Söylemeye dilim varmıyor ama, neyse Eski bir şiir tamamlanıyor içimde Başım daha fazla gömülüyor yastığa Bu masalın sonu güzel bitecek Biliyorum Ama kalemler çekilecek, kılıçlar kuşanılacak Belli, yanaklara çok toprak akacak Örümcek gibi küçükler ama En derin ateşi aptallar yakacak
Şiir
Reklam
itiraf
İki sıcak gözyaşı kuşanırım gözaltlarima Kim iyi kim kötü ne fark eder Aforoz edildiğim gün bulurdum o uçurumu Yeni dinim olmasaydın eğer En asi ve kırılgan o Voodoo bebeğine Söylenirdi ne hissetmesi gerektiği bile Nefesim kesilmezdi koşarken ayaklarım bağlı Paslı prangalarım olmasaydın eğer Savaş alanına kafadan yenik girmekti seni sevmek Su içmek kadar zaruri ve bir o kadar da Uydurulmuş bir kış masalından hallice İnanırdım pek tabii, yegane yalanım olmasaydın eğer "Öz"leyemediğinden de sancılanırdı insan Romatizmalı gibi ağır açardım eklemlerimi Aşırı doz öncesi son morfin de işe yaramazdı Dilimin bağını çözen sen olmasaydın eğer Haşa, Can Yücel de değilim ama Dört odacığa hapsolmak mıydı bu Dakikalar tükenirdi de hiç kalkmazdım o sofradan Görülmemiş açlığım olmasaydın eğer Yanlış kaynayan kemiği tekrar kırıyordun, belli Asırlık dertlerim, müzelik duygularım vardı sanki Çarmıha gerilmek bu denli kanatmazdı yaralarımı Çivilerim sessizliğin olmasaydın eğer
Şiir
MR. HYDE'A AYİN
Üzerindeki kar tepelerinden belliydi Gülmelerin iğreti durduğu saatlerdi Halbuki tefeci olacaktın aklına Ölümüne konduracaktın tebessümü yanağına Olmadı Tetanoz iğnesinden korkan bir çocuktun çünkü Elleri kınalı düşlerde Bir kavanoz muma muhtaç Yıllar yılı ağlamalarını vasiyet ediyordun Rehin bıraktığın geleceğine Yaka paça cennetten atılmışçasına utanç Sahi neydi bu Neydi bu paldır küldür kapına dayanan Kendi rengini arıyordun belki de Hep ertelenen o sabah alarmlarında En büyük düşmanını öldürüyordun Siluetini kaybettiren aynalarda Dert değil Senin yerine de b/ağrıma basardım Bilekleri kesik bir martı da olsam Avazım çıkmayana kadar Çünkü senin için Hiç geçmeyeceğini bildiğin o uçuk gibiydi yaşamak Yad ellerde Emanet bedenlerde Dileniyordun Ölümü ölümün olan hikayelerden kopup En duru halinle sarılıyordun Mabed bellediğin karanlıklara Ve sonunda da
Şiir

Olur Öyle Şeyler

, 1000Kitap'a katıldı.