Bu kitaplar, bana bilgili bir insanı her şeyi yapabilecegini öğretti. Yeter ki bilgili olalım diye düşündüm. Karakterlerin hepsinin muazzam bir tabiat bilgisi vardi ve her birine hayran
oldum. Hepsi insanin nasıl bir tabiat içinde yaşadığını keşfetmesine olanak sağlayan muhteşem kitaplardır. Yine söyledim kendi kendime: ""Ulan böyle bir adam olmak var be! Gittiği her
yerde şöyle bir etrafa baktiğında ne var ne yok anlamalı insan
İşte bu kitaplar benim ilham kaynağım oldu.
Olası hayatlarımızdan herhangi birinin bundan daha mi iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor,
evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız.
Her yere gidip herkesle tanışamaz, istedigimiz her mesleği yapamayiz tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanin nasil bir his oldugunu anlamak
icin bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak icin gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor.
Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor. Sevgi
ve gülmek, korku ve aci, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapatıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı
türden duyguları burada da deneyimleyebiliriz.
Olmamiz gereken tek bir kişi var.
Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var.
Volkanların çelişkisi hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı. Yavaşlayarak soğuyan, katılaşan lavlar zamanla topraga
-verimli, bereketli bir toprağa dönüşüyordu.
Nora o an bir kara delik olmadigina karar verdi. Aslında volkandı. Volkanlar gibi o da kendinden kaçamazdı. Olduğu yerde kalıp
çorak topraklar zenginleştirmek zorundaydı. İçinde bir orman büyütebilirdi