Kötülüğün kapısı her zaman açıktı ancak iyilik için savaşmak kapıyı zorlamak gerekiyordu. Kötülük için bir anlık gaflet yetiyordu fakat iyilik için emek vermek gerekiyordu. İnsan istemeden kötülük edebiliyordu ama istemeden iyilik edildiğine rastlamamıştı.
“Bende inanıyorum. Bu kadar bekleyişten sonra inşaAllah cennete gideriz evladım. Bu sıralar biraz okuyorum da eğer çan eğrisi sistemi varsa kesin gideriz. Dünya kötülerle dolu. Cehennem için bize sıra gelmez.”
Çocukken ebeveynlerin yaraladığı, gençlikte sevgililerin incittiğini, biten dostlukların hayal kırıklıklarının yaşlılıkta bile omuzlarında taşıyan insanlarla dolu bir şehirde yaşadığının ise hala farkında değildi.