Ramazan-ı Şerif'in on yedisi. Günlerden cuma... Yer Bedir... Allah Rasûlü Aleyhisselam'ın karşısında büyük bir ordu var... Etrafında ise onların üçte biri oranında sahabe. Nitekim Kur'an-ı Kerim Bedir'deki durumu ve ilahi yardıma muhatap olmayı anlatırken, "Siz az iken Allah Celle Celalühü size Bedir'de yardım etti." buyurur.
Oruçla ruh, tıpkı gün doğumu esnasında dağların arkasından taptaze, semaya doğru yükselen güneş gibi Allah'a yücelir. Yüceldikçe en zorlara bile, "Buyur Allah'ım buyur!" demeyi öğrenir.
Müslüman, oruçla imsaktan gün batımına kadar bir irade eğitimine girer. İmkan âleminde sûrette "var" olanların, hakikatte "yok" olduğu şuuruna erer. Tıpkı yap bir takım mallara sahip olan, onlarla ittihar eden, ölüm meleği gelince de hepsini geride bırakıp sefere çıkan Müslüman için nasıl dünya varken yok hükmündeyse, oruçlu bir Müslüman için de mal aynı hükümdedir. Oruç ölmeden önce ölmektir