Halide Edip’in ilk kez bir kitabını okudum ve şunu açıkça söylemeliyim ki, bu okuduğum son kitabı olmayacağı kesin.
Bir romancının bir başka romancıya yazdığı ve “Yakup Kadri Bey’e” diye başlık attığı açık mektupla başlayan bu roman, edebiyatımızda neredeyse tek olan romancıdan romancıya bir teşekkür mektubudur. Halide Edip, yaşadığı dönemi en iyi şekilde, insanın içine işleyen anlatımı ve duygu yoğunluğuyla anlatmış; ülkenin Millî Mücadelesini okuyucuya âdeta kemiklerine kadar hissettirmiştir.
Bu eser, tarih derslerinden daha çok insanı derinden etkiliyor. Çünkü olayları yaşamış birinin ağzından duymak, bu ülke için yaşananları daha fazla benimsememe yol açtı.
Hikâyenin sonunda başkarakterin bacaklarını kaybetmesi ve kafasındaki kurşun nedeniyle yaşadıklarının, doktorların “kurşunun dimağındaki etkisi” olarak açıklanması; karakterin yaşadığı kabus gibi günlerin aslında zihinsel bir savaş olduğunun göstergesidir.
Sonunu hiç böyle beklemiyordum. Okuduğumda âdeta duvara toslamış gibi oldum. Ama yazarın sonda vermek istediği mesajla bu romana başka bir son yazılamazdı.
Okumanızı tavsiye ederim:)
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202030,3bin okunma
Ben, ben bütün hayatta kanlara, ıstıraplara, başkalarının aşkına bakmaktan başka ne işe yarar bir adamım?
Kendi aşkımı, kendi yaramı sade kendi gözlerim gördü.