“Umutsuzluğa düşdüğümde, tarih boyunca doğruluk ve sevginin her zaman kazandığını hatırlarım. Tiranlar ve katiller olmuştur.lı, hatta bir sürü yenilmez sanılmışlardır. Ancak sonunda her zaman kaybederler; bir düşün, her zaman!”
Meydanlarda ateş yakarak etrafında eğlenilme, ateşin üzerinden atlayarak günahlardan arınma geleneği olan nevruz ateşi de aslında, Zerdüştlük inancına dayanır.
Evrende hiçbir şey sabit ve sürekli değildir. Her şey değişir! Hiçbir düşünce, hiçbir fikir, hiçbir canlı ya da cansız, değişmeden hep aynı kalamaz.
Hiçbir keder, hiçbir aşk, hiçbir umut, hiçbir korku, hiçbir endişe, zamana direnemez!
Her şey birbirine dönüşür.
Örmüş bir yaprak toprağa, tohum ise ağaca… Yedigimiz meyve Bedenimizin parçasıdır artık. Doğada her şeyi birbirine dönüştüğü için, ağacın, kuşun, suyun ve insanın özleri arasında bir fark yoktur. Varoluş tektir. Varoluşa verdiğimiz her zarar, kendimize verdiğimiz zarardır. Yaşam akan bir nehir gibidir. Bazen hızlanır ve bazen yavaşlar. Kendimizi en güvende hissettiğimiz anda, hiç beklemediğimiz bir şey başımıza gelip dengelerimizi altüst eder, bizi belirsizlik ve güvensizliğin denizlerine atar.