Gülsüm

Biz, bu dünyada her şey, Allah‘ın birer meczubuyuz. O, Allah, kemâllerin kemâli. O noktaya tutkun, bilerek bilmeyerek ondan onu istiyoruz. Bu yolu açan, bu ateşi bizde yakan da o, biz değiliz. Biz Allah’ı muradı nispetinde kemâline bürünebiliriz. Fakat o, Allah olabilir miyiz?
Sayfa 133·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
biz bu dünyada her şey, en sefil nebatan tut, en uzak yıldızdan tut, en kudretli insana kadar bütün mevcutlar, bilerek bilmeyerek Allah’tan gelen cazibenin kasırgası içindeyiz. sonbaharda yapraklar nasıl boranın çektiği istikamete çullanırsa, hepimiz, her şey, Allah’a doğru gidiyoruz.
Sayfa 132·Kitabı okudu
siz analar dünyaya bir evlat getirirken düşünmez misiniz? düşünmez misiniz insan nedir diye? insan kadar hassas bir cihaz var mı? boşluklara uzatılmış bir anten gibi sinirleriyle, ağlayan bir surat gibi buruş buruş beyniyle, bir firkete ucuna dayanamayacak kadar ince bir insan. bu cihazı dünyaya nasıl getirirsiniz? onu yeryüzüne ne cesaretle çıkarır ve yeryüzünün meseleleriyle nasıl da karşı karşıya bırakırsınız? beş yaşında bir çocuğu yılanlı bir kuyuya sarkıtsanız daha az korkar. bizi dünyaya getiren sizsiniz. bu kudrete maliksiniz de imdadımıza niçin gelmiyorsunuz? haydi gelsenize!
Sayfa 127·Kitabı okudu
herkesi düşündürmeye çalış, düşündüremezsin. beni düşündürmemeye çalış, yine elinden bir şey gelmez! ben başkalarının düşünmemeye mahkûm olduğu kadar düşünmeye mahkûmum. pencereleri açmak istiyorum. başımı soğuk havaya uzatmak ve köpekler gibi haykırarak halkı penceremin altına toplamak istiyorum. düşünmek istemiyorum diye bağırmak istiyorum.
Sayfa 110·Kitabı okudu
anlayın bu azabı! bir azap ki, kul olduğum için çekiyorum, çekmemek için Allah olmak lazım. insana göre değil bu; yok bunu çekecek âza insanda. yetişir! gelsin artık her şey yerli yerine! verin bana artık dünyalı! salıverin beni kalabalıklara!
Sayfa 71·Kitabı okudu