kendi içinde kaybolmuşsan, hayatının eskisi gibi olma ihtimali giderek azalıyor ve o saatten sonra nereye gideceğinin, ne yapacağını, nasıl yapacağını pek bir anlamı kalmıyor.
Bundan sonra, bir kere bu düşüncelere girince her gün iradesinden bir parçayı kaybederek, her gün çukura daha yaklaşarak, bir kum seli içinde kalmış avare bir seyyahın üzücü mecburiyetiyle tutunmak istedikçe batarak, baktıkça ziyan ettiğine acı yaşlar dökerek, etraftaki kötü örneklere her gün bir başka yücelik feda ederek yaşamaya başladı. Tutunmak istedi yerlerde iğneler varmış gibi elleri havada kalıyordu.