Kitap 61 mektuptan oluşuyor. 61 rakamının da bir anlamı var elbette. Kitabın ilk sayfasında "unutulan mektubun kefaretidir" cümlesiyle karşılaşıyorsunuz. Son mektupta ise kefaretin tamamlandığından bahsediyor yazar. Buradan da anlaşılıyor ki yazar "oruç kefareti"ni eserine uyarlayarak mektup sayısını bu şekilde belirlemiş. Gerçekten bu eserin, ince bir düşünceyle kaleme alındığını söyleyebiliriz. Böyle ince düşünceyle kitabının temelini oluşturan yazar, mektuplarında da inceliğini okuyucuya fevkalede sunuyor. Mektuplarında sık sık samimiyetin izlerine rastlıyorsunuz. "Herhangi biri"ne değil "bana" yazılmış diyorsunuz; birçok satırda kendinizi buluyorsunuz. Özellikle mektuplarda yazarın; aralara serpmiş olduğu hikayelerin, ünlü yazar ve düşünürlerin şiirlerinin, sözlerinin; esere ayrı bir tat kattığını söylemek mümkün.
Okunmasını tavsiye ediyorum. Mutlaka yazarın diğer eserlerini de okuyacağım. Güzel gönlüne sağlık.