Etraftımdaki her şey tekdüze ve renksizse, içimde bir kasırga, bir çatışma,bir trajedi yok mu?
Kuşkusuz öykü çok zengin ve hayatım ne kadar kısa olursa olsun, şu andan son ana kadar hâlâ onu dolduracak, bu kalemi ve mürekkebi tüketecek onca ürperti, onca korku, onca ıstırabım olacak.
Çıplak ve soğuk dört taş duvar arasında, ayaklarım özgür olmadıktan,gözlerim ufku görmedikten sonra, cinayet suçu ve ölüm cezasından başka hiçbir şeyi düşünmezken, bu dünyada artık yapacak hiçbir şeyi olmayan biri olarak söyleyecek bir sözüm var mı ?
Neden olmasın ?
Sen ey sağlam,katı toprak,
Duyma ayak seslerimi,bilme gittiğim yeri;
Yoksa korkarım,taşların bile keser yolumu:
Bozarlar bu işime gelen korkunç sessizliği.