Hem bilmek hem de bilmemek, bir yandan ustaca uydurulmuş yalanlar söylerken bir yandan da tüm gerçeğin ayırdında olmak, çelişkilerini bilerek ve her ikisine de inanarak birbirini çürüten iki görüşü aynı anda savunmak; mantığa karşı mantığı kullanmak, ahlaka sahip çıktığını söylerken ahlakı yadsımak, hem demokrasinin olanaksızlığına hem de Parti'nin demokrasinin koruyucusu olduğuna inanmak; unutulması gerekeni unutmak gerekli olur olmaz yeniden anımsamak, sonra birden yeniden unutuvermek.
Etraftımdaki her şey tekdüze ve renksizse, içimde bir kasırga, bir çatışma,bir trajedi yok mu?
Kuşkusuz öykü çok zengin ve hayatım ne kadar kısa olursa olsun, şu andan son ana kadar hâlâ onu dolduracak, bu kalemi ve mürekkebi tüketecek onca ürperti, onca korku, onca ıstırabım olacak.
Çıplak ve soğuk dört taş duvar arasında, ayaklarım özgür olmadıktan,gözlerim ufku görmedikten sonra, cinayet suçu ve ölüm cezasından başka hiçbir şeyi düşünmezken, bu dünyada artık yapacak hiçbir şeyi olmayan biri olarak söyleyecek bir sözüm var mı ?
Neden olmasın ?