Paylaşılmayan hakikat kendi başına hakikat olarak kalabilir, ama hakikatin insan gerçeğine ışık tutan bir anlam sahibi olabilmesi için iki insan o hakikati birlikte tanıyabilmeleri gerekir.
İmam-ı Rabbani, Mektubat'ında (Cilt 1. Mektub 163) şöyle bir söze yer veriyor: "Herbiriniz, cinnet sınırına varmadan müslümanlığa varamaz". Devamla bu sözün yorumunu şu ifadelerde buluyoruz: "Burada cinnet sınırından maksat şudur: İslâm'ı yüceltmek ve müslümanlara hizmet yolunda, şahsi menfaat ve zararına aldırmamak, elde ettiğine veya elden kaçırdığına tınmamak."
İnsan başlangıçta Allah'ın inayetini ve ferdi cehdini birbirinden ayrı tutar. Gittikçe anlar ki ferdi cehdinin nisbeti inayet lehine azalmaktadır. İnsan ilerledikçe daha çok cehd gösteriyorum sanır, sonra bunun daha büyük bir kayra olduğunu anlar. Bu noktadan sonra teslimiyetindeki şiddet artar. Herkes onu bocalıyor sanır, oysa o güvenlik duyduğu alanı genişletmiştir artık.