"Yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur’aniyenin lemeatındandır. Benim hissem, yalnız şiddet-i ihtiyacımla talebdir ve gayet aczimle tazarruumdur. Dert benimdir, deva Kur’an’ındır."
"... Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklid değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dava değil, dava içinde bürhandır. "
"...şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine her şey musahhardır, her şey onun hesabına çalışır, her şey ona bir emirber nefer hükmündedir. Her şey, onun kuvvetiyle döner, her şey onun emriyle hareket eder, her şey onun hikmetiyle tanzim olur. Her şey onun keremiyle muavenet eder, her şey onun merhametiyle başkasının imdadına koşar; yani koşturulur."