Ulubatli Hasan

Ulubatli Hasan
@UlubatliHasan
Emekli Asker...
Yirmi Dokuzuncu Lem'a
Ve yine şehadet ederiz ki, geçmiş olan her şeyle birlikte şüphesiz ki, Muhammed senin abdin ve peygamberin, seçkin kulun ve dostundur. Mülkünün cemali, sanatının meliki, inayetinin gözü, hidayetinin güneşi, muhabbetinin lisanı, rahmetinin misali, yaratılışın nuru, yaratmış olduğun varlıkların şerefi, kâinat tılsımının keşfedicisi, rububiyet saltanatının dellâlı, isimlerine ait gizli hazinelerinin tarifçisi ve tanıtıcısı... Kullarına emirlerini öğreten, kâinat kitabının ayetlerinin müfessiri... Şuhudunun ve işhadının medarı... Cemalinin ve isimlerinin muhabbeti için bir ayine... Masnuatındaki sanatın ve mahlukatın güzelliklerinin ortaya çıkıp bilinmesinin medarı... Alemlere rahmet olarak gönderdiğin habibin ve resulün... Şu âlem sarayındaki nakışların boyanmasındaki sanatın hikmetleriyle, saltanat-ı rububiyetinin kemalâtının güzelliklerinin beyanı için... İsimlerinin gizli hazinesinin tanıtımı için, kâinat kitabında yazılı olan satırlardaki ayetlerin kelimelerinde bulunan hikmetlerin işaretiyle, ey göklerin ve yerlerin rabbi olan Allahım! Senin rızanı beyan etmek için Muhammed’e, Onun âl ve ashabına ve ihvanına milyonlar defa her anda ve zamanda salât ve selâm olsun. Ey her şeyi en güzel şekilde muhafaza eden ve en hayırlı şekilde koruyup saklayan Allahım! Nimetin olarak bize vermiş olduğun bu şehadetleri senin hıfzına, himayetine ve rahmetine emanet ediyoruz. Onları yeniden dirilişe ve mizan gününe kadar muhafaza eyle... Âmin. Âlemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Sayfa 382 - Zehra Yayıncılık
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yirmi Dokuzuncu Lem'a
Şehadet ederiz ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederiz ki, Muhammed Allah’ın resulüdür. Allahım! Ey seçilmiş olan Muhammed’in rabbi, ey Cennetin ve Cehennemin rabbi, ey peygamberlerin ve hayırlı olanların rabbi, ey sıddıkların ve ebrarın rabbi, ey küçüklerin ve büyüklerin rabbi, ey tohumların ve meyvelerin rabbi, ey nehirlerin ve ağaçların rabbi, ey sahraların ve çöllerin rabbi, ey kölelerin ve hür olanların rabbi, ey gecenin ve gündüzün rabbi! Geceledik ve sabahladık. Seni ve senin bütün mukaddes sıfatlarını şahit gösteriyoruz. Senin bütün güzel isimlerini şahit gösteriyoruz. Senin büyük meleklerini şahit tutuyoruz. Bütün muhtelif mahlukatını şahit tutuyoruz. Bütün büyük peygamberlerini, büyük evliyalarını ve bütün büyük asfiyalarını şahit gösteriyoruz. Had ve hesaba gelmeyen sayısız tekvinî ayetlerini şahit gösteriyoruz. Bütün muntazam, ölçülü, süslü ve birbirine benzer olan masnuatını şahit gösteriyoruz. Aciz, cansız, cahil olan ve ancak senin güç ve kudretinle, emr ve izninle acib ve muntazam işleri üstlenen kâinatın zerrelerini şahit gösteriyoruz. Masnuatından cansız ve basit olan sınırsız, çeşitli, muntazam ve oldukça düzgün ve sağlam zerrelerin terkibinden oluşmuş bulunan ve birer sanat harikası olan bütün mahlukatını şahit tutuyoruz. Henüz gelişme safhasında bulunan bütün terekkübat-ı mevcudatın hayatına lazım olan maddeler nihayet derecede bir karışıklık içinde iken, âniden harikulade bir şekilde birbirlerinden temyiz edilip ayrılmalarını şahit gösteriyoruz. Apaçık ve aşikâr mucizelerin sahibi, mahlukatın en faziletlisi, enbiyanın ve evliyanın sultanı, habib-i ekremin olan Muhammed’i (En güzel salât ve selâm onun ve âlinin üzerine olsun) şahit olarak gösteriyoruz. Ve yüce nurların, apaçık delillerin, çok nurlu bürhanların ve apaçık ayetlerin
Sayfa 380 - Zehra Yayıncılık
Tırmanma
İnsanlığı tehdit eden en büyük tehlike, açlık, kanser yada mikroplar değil, insanın kendisidir. Çünkü insan, etkisi en büyük doğa felaketlerinden çok daha yıkıcı olan ruhsal hastalıklardan gerektiği gibi korunamaz. - C. G. Jung. Bir Ruh Arayan Modern insan
Sayfa 7 - e Yayınları
1000k
İman ve Küfür Muvazeneleri
"...hakiki ve elemsiz lezzet yalnız imanda ve iman ile olabilir..."
Sayfa 189 - Zehra Yayıncılık
Din
İman ve Küfür Muvazeneleri
Ey nefisperest nefsim, ey dünyaperest arkadaşım! Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur, hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır. İnsan, kâinatın en câmi bir meyvesi olduğu için, kâinatı istilâ edecek bir muhabbet, o meyvenin çekirdeği olan kalbine derc edilmiştir. İşte şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir.
Sayfa 109 - Zehra Yayıncılık
Din