Çok garip, her yerde gördüm seni yarım saattir kampüsün içinde dolaşırken. kendime eğitim bilimleri fakültesinin önünde bir kamelya buldum çok trajik değil mi "eğitim bilimleri" bugün ben eğitildim hemde hiç öğrenmediğim şeyleri öğretti bugün hayat bana. amacım seni korkutmak rahatını kaçırmak değildi. Hiç olmadı da zaten. Sabah dikkat çekmemek için seni aramadan seninle konuştum kendi kendime. Benden korkmana gerek yoktu hayatında birisi de olsa mutluluklar dileyip gitmekti amacım buraya gelirken hayatında birisi yoksa da her şeyi düzeltmek için elimden geleni yapmaktı. Diyorum ya umut etmek artık benim en büyük düşmanım. Hayatında birisi varsa sessiz sedasız gidecektim hayatından, birisi yoksa, suçu kendimde arayıp bir şeylerin düzeleceğine umut ettim. Hesabına giriş yapmaya çalışmamın da sebebi bundan. Şimdi iyisiyle kötüsüyle demeyeceğim seninle geçirdiğim her an güzeldi benim için bana çok şey kattın. Şimdi o seni tanımak için geçirdiğim o üç yılı geride bırakıyorum ve bir daha dönememek üzere hayatından çıkıyorum. Birazdan yurdunun önünden otobüse binip sessizce uzaklaşacağım senden. Hiç sana bu kadar yakınken bu kadar hasret duymamış hiç bu kadar sana ulaşamayacak hissetmemiştim kendimi. Ben artık sana gitme demeyeceğim lavinia çünkü gittik artık şimdi kimseye ben o kızı üç yıldır seviyorum demeyeceğim. Ben bir kadını üç yıl sevdim hem de deliler gibi sevdim diyeceğim hoşçakal. Bu sana ve beraber geçirdiğimiz üç yıla bu son vedam.