Psikoloji kitaplarına hep bir ilgim var. Özellikle bu ilgim Gülseren Budayıcıoğlu'ndan sonra fazlasıyla arttı. Tamamen teknik bilgilerle boğmayıp hastalarının yaşanmış hikayelerini anlatarak çıkarımlarını paylaşması benim için çok önemliydi.
Hepimizin geyik muhabbetine doladığı "çocuklukta ne yaşadın?" olayının aslında tamamen hayatımızı nasıl şekillendirdiğini, bilinçaltımıza kodladıklarımızı sonra bilinçdışı hayatımıza mıknatıs gibi çekiyoruz. Bu bir gerçek. O yüzden bir birey dünyaya getirmek ve onu büyütmenin fazlasıyla sıradanlaştığı ve herkesin ebeveyn olduğu bu dünya da herkes bunun "farkındalığını" yaşamalı.
İnsan gerçekten aile kavramının ne kadar önemli olduğunu ve büyük bir şans olduğunu fazlasıyla hissediyor.
Kitaba gelince bence övgüler az bile...
Özellikle son kısımlarda çok fazla şaşırtıcı olduğu bir gerçek.
Hem böyle yaşamak istemiyorum hem de içimden bir ses benim çektiğim bunca acıyı seviyor, beğeniyor, hatta aferin diyor. Acı çektikçe sanki yapmam gerekeni yapıyorum gibi geliyor bana."