Biz Nasyonal Sosyalistlerin lügatında imkansız diye bir kelime yoktur, ve gelecekte de olmayacaktır.
İrademiz yeterince güçlü olduğunda,hiçbir şey onu yenilgiye uğratamaz.
Adolf Hitler
Ya gerçeğin yolunda aklınızı geliştireceksiniz ya da dayanılmaz arzular duyduğunuz dış faktörlerin peşinden koşacaksınız. Bu, sizin seçiminiz olacak, yalnızca sizin. İçsel çalışmalarla yeteneklerinizi geliştirebilir ya da kendinizi dış faktörlerde kaybedersiniz.
Dikkatinizi gerçekten sizi ilgilendiren şeylere odaklayın ve başkalarının işlerinin, sizi hiç ilgilendirmediği konusunda açık bir görüşe sahip olun. Eğer bunu uygularsanız baskı altına girmezsiniz ve kimse sizi etkilemez, kararlarınızı değiştiremez. Gerçekten Özgür ve etkin olursunuz.
Mutluluk ve özgürlük, bir tek ilkenin açık seçik anlaşılmasıyla başlar: bazı şeyleri kontrol edebiliriz bazı seyleri kontrol edemeyiz. Ancak siz bu temel kuralla yüzleştikten, neyi kontrol edebileceğimizi ve neyi edemeyeceğinizi öğrendikten sonra, içsel sakinliğe ve dışsal etkinliğe ulaşabilirsiniz.
Kontrolümüz altına alabileceğimiz şeyler, zanilaramiz, şiddetli arzularımız , isteklerimiz ve bizi tiksindiren şeylerdir. Bu alanlar bizi doğrudan ilgilendiren şeylerdir, çünkü onlar doğrudan etki alanımız tarafıdan yönetilirler. İçsel yaşamlarımız ve karakterimizle ilgili seçimleri her zaman kendimiz yaparız.
Bununla birlikte, kontrolümüz dişında olanlar, ne çeşit bedene sahip olduğumuz, zengin ya da fakir bir aileye doğmamız, diger insanlar tarafından nasil görüldügümüz ve toplumdaki düzeyimiz gibi seylerdir. tüm bunların dış etkenlere bağlı oldugunu ve dolayısıyla bizi doğrudan ilgilendirmediklerini anımsamalıyız.
Her insan kendi gerçekliğine dair hislerin çoğunu başkalarının kendisi hakkında söyledikleri yahut düşündüklerinden edinir . Fakat çoğu modern insanın gerçeklik duygusu konusunda başkalarına olan bağımlılıkları öyle bir noktaya varmıştır ki onlar olmadan var olma hissini yitireceklerini düşünürler. Kumda akan su gibi " dağılacaklarını hissederler. İnsanların çoğu hayatlarını sürdürebilmek için başkalarına dokunmak zorunda olan körlerden farksızdır.