Bu kitabın filmi var mı bilmiyorum. Eğer olsaydı başarılı bir yapım ile çok başarılı olabilirdi.
Çevremde kitap okuyan daha çok insan olsaydı ve bu kitabı hepbirlikte okuyup üzerine sohbet etseydik çok keyifli bir sohbet olabileceğine eminim.
Ne yazık ki çevremde kitap okuyan, özellikle de bu tarz klasik eserleri okuyan pek kimse yok.
Yazarın anlattığı ansızın gelen, bulaşan, çoğalan, yayılan ve elbet bir gün yok olan körlük hayatta birçok durumla özdeşleştirebileceğimiz fikir diyebilirim.
İnsanın her şartta yeniden yolunu bulup yaşama tutunmasını konu alan bir bilimkurgu filminin gerçeğe yansımasını andırıyor.
Ayrıca bana, pandemide gösterilen videolar ve anlatılan hikayeleri de hatırlattı. Sonuçta körlük de bir salgın.
Kitapta, kör olmayan görme kabiliyeti bayrağını taşıyan ‘doktorun karısı’ ise herkeste en derinde ya da yüzeyde olan sabit bir inanç olabilir ya da yaşanılan her şeyin izlendiği bir göz de diyebiliriz. İşte bunu tartışmak isterdim.
Okudum ve yeni bir kitaba başladım ancak hala bazı anlarda bu kitap üzerine düşünmeye devam ediyorum.
Lütfen siz de öyle yapın.
Keyifli okumalar.