Daha yumuşacık olan kökleri ana toprakta sert taşlardan başka bir şeyle karşılaşmayan, ilk yaprakları kindar ellerle parçalanan, çiçekleri açar açmaz donan ruhların sessizce çektiği sıkıntıların tablosunu, en dokunaklı ağıdını gözyaşlarıyla beslenmiş hangi yetenek verecek bize? Dudakları acı bir meme emen, gülümsemeleri sert bir bakışın korkunç ateşiyle bastırılan çocuğun acılarını bize hangi ozan söyleyecek?
“İnsanlar en çok kendilerine lazım olan şeyleri başkalarına vermeye pek meraklıdır,” dedi Lord Henry gülümseyerek. “ Cömertliğin son noktası diyorum ben buna.”
..Yaşlandıkça daha bir emin oluyorum ki Dorian, atalarımızın güzel bulduğu şeyler bize asla yetmez. Sanatta da tıpkı siyasette olduğu gibi, les grandperes ont toujours tort. ( Büyükbabalarımız daima haksızdır.)